Puan vermedi·220 syf.····Okunma: 12 Şubat 2026 13:24 Merhabalar...
Kütüphanenizdeki okunmamış kitapların size fısıldadığı o hafif suçluluk duygusunu bilir misiniz? Hani bunu mutlaka okumalıydım ama vaktim olmadı mahcubiyeti... Pierre Bayard, "Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz?" ile bu mahcubiyeti alıp bir sanat formuna dönüştürüyor.
Yazar aslında bize kitaplarla ilgili bir şeyler sorduruyor kitapta peki nedir bu sorular ve bu rehber gibi olan eser kitaplara karşı nasıl bir değerlendirme içersinde olmalıyız buna bir göz atalım.
Okumak Tam Olarak Nedir? Bir kitabı satır satır bitirmek onu okumuş olduğumuz anlamına mı gelir? Yoksa üç yıl önce okuyup her detayını unuttuğumuz bir kitap artık okunmamış mıdır?
Kolektif Kütüphane Kavramı: Bayard, kitapların tek başlarına değil, bir ağın parçası olduklarını savunuyor. Bir kitabın içeriğini bilmekten ziyade, onun diğer kitaplar arasındaki konumunu bilmenin entelektüel derinlik için yeterli ve bazen daha verimli olduğunu iddia ediyor.
İçsel Kütüphanemiz: Her birimiz, okuduklarımızdan ve duyduklarımızdan oluşan hayali bir kütüphaneye sahibiz. Bir kitap hakkında konuştuğumuzda aslında o nesneden değil, kendi içimizdeki o yansımadan bahsediyoruz.
Bayard, okumadığımız bir kitap üzerine konuşmanın sadece mümkün değil, aynı zamanda yaratıcı bir eylem olduğunu savunuyor. Okumadığımız bir eser hakkında fikir yürütürken aslında kendi kültürel birikimimizi, hayal gücümüzü ve mantık süzgecimizi devreye sokuyoruz.
Bu kitap, okuma eylemine bakış açımı kökten değiştirdi. Artık kütüphanemin önünden geçerken henüz okunmamış raflara suçlulukla değil, henüz keşfedilmemiş ama bir şekilde hayatıma sızmış dostlar gibi bakıyorum. Her okurun okuması ve mutlaka kitaplığında bulunması gereken bir kitap olarak sizlere tavsiye ediyorum.
Herkese keyifli okumalar diliyorum...