Zalim Tanrılara Meydan Okumak | Molly X. Chang
MerhabaaaaBugün karşınıza hem kapağıyla büyüleyen hem de içeriğiyle kalbimi paramparça eden o kitapla geldim Eğer fantastik dünyalarda kaybolmayı, imkansız aşkların kıyısında yürümeyi ve sömürgecilik gibi derin temaların işlendiği hikayeleri seviyorsanız, doğru yerdesiniz. Çayınızı, kahvenizi alın, ve beni takip edin
Kitap, büyüleyici ama bir o kadar da acımasız bir dünyada, Pangu’da geçiyor. Pangu, kadim bir sihrin hüküm sürdüğü bir yerken, teknolojik olarak çok gelişmiş ve zalim Roma imparatorluğu tarafından işgal edilmiş. Bu bilim ve sihir çatışması o kadar iyi işlenmiş ki, okurken sömürgeciliğin soğuk nefesini ensenizde hissediyorsunuz. Hikâye, ülkesini işgal eden düşman imparatorluk yüzünden ailesini ve geçmişini kaybeden genç bir kız olan Ruying’i merkezine alıyor. Ruying sıradan biri değil tanrıların işaretlediği, doğuştan gelen tehlikeli bir güce sahip. Ancak bu güç bir lütuf değil, neredeyse bir lanet. Çünkü tanrılar bu dünyada merhametli varlıklar değil insanların hayatlarını kendi çıkarları doğrultusunda şekillendiren acımasız güçler. Ruying’in tek amacı hayatta kalmak ve bir gün intikam almak. Bunun için düşman sarayına girmek zorunda kalıyor ve burada imparatorluğun varisi olan Antony ile yolları kesişiyor. Antony zeki, soğukkanlı ve politik olarak güçlü bir karakter. Ruying ile aralarında hem tehlikeli bir çekim hem de karşılıklı bir güvensizlik oluşuyor. Çünkü ikisi de farklı taraflarda, farklı sadakatlere sahip.
Ve O Meşhur Roma Prensi.. Antony dürüst olalım hepimiz o tehlikeli ve gizemli karakterlere biraz zayıfız. Roma Prensi Antony, Ruying'in yeteneğini keşfettiğinde olaylar sarpa sarıyor. Aralarındaki dinamik tam bir düşmandan aşka hikayesiama bu bildiğiniz o basit çekişmelerden değil. Arada vatan hainliği, etik ikilemler ve devasa bir kültürel uçurum var.Antony’ye hem kızmak hem de neden böyle biri olduğunu anlamaya çalışmak karmaşık bir duyguydu
Kitapta sizi siyasi entrikalar sadece büyü yok halkın nasıl ezildiği, direnişin nasıl filizlendiği çok güzel anlatılmış. Ruying'in kendi halkına ihanet edip etmeme arasındaki o ince çizgide yürüyüşü kalbinizi sıkıştıracak.Çin mitolojisinden ve kültüründen gelen o zarif ama güçlü anlatım, Roma’nın sert ve soğuk teknolojisiyle harika bir kontrast oluşturuyor. Bu kitap benim için sadece bir genç yetişkin fantastik kurgusu değil, aynı zamanda kimlik ve sadakat üzerine bir sorgulamaydı. Eğer Grisha verse serisini sevdiyseniz , bu kitaba bayılacaksınız. Sonu mu? Hayır, sonu hakkında konuşamam ama ikinci kitap için şimdiden gün saymaya başladım bile