Gönderi

Sabıkalı
10/10
·688 syf.··
2026 7. kitabı
Merhabalar, nasılsınız? Bu aralar okumalarım biraz aksadı koşturmacanın arasında kaldım. Annemin rahatsızlığı nedeniyle sürekli İstanbul–Zonguldak arası gidip geliyorum. Kitabı bitireli epey oldu ama kafam doluyken bile yorum girmek istedim. Bugün sizlere kalemiyle ilk kez tanıştığım bir yazarın kitabı ile geldim. Okurken sürekli “Ben bu yazarla neden daha önce tanışmamışım?” dedim. Kitabımız altı yüz küsur sayfa ama sakın gözünüz korkmasın öyle bir akıyor ki elinizden bırakmanız imkansız. Her sayfa olay, temposu hiç düşmüyor. Bir de işin içine mafya kurgusu girince offf, gerçekten offf. Ve tabii ki erkek karakter. Nam-ı diğer bebek yüz Franco De Luca. Adam bir konuşuyor okurken ben eriyorum Gelelim konusuna, Daniella Lombardi, küçük yaşta anne babası ayrılmış bir kadın. Kendisi annesiyle, erkek kardeşi ise babasıyla büyür. On beş yaşına geldiğinde annesini de kaybeder. Teyzesiyle yaşamaya başlar ancak teyzesi bakıma muhtaç olduğu için okulunu bırakmak zorunda kalır. Günümüze geldiğimizde Daniella, güzel ve alımlı bir kadındır. Bir hukuk bürosunda asistan olarak çalışır. Katıldığı bir parti sırasında patronu Jonathan’ın ilgisini çeker ve aralarında bir ilişki başlar. Başta her şey yolundayken Jonathan’ın gerçek yüzü ortaya çıkar. Narsist, sapkın ve şiddet uygulayan bir adama dönüşür. Buna daha fazla dayanamayan Daniella, Jonathan’ın işlediği suçları gizli tanık olarak adalete sunar ve onu hapse göndertir. Bu yaşananlardan sonra bulunduğu yerden uzaklaşmak isteyen Daniella, doğduğu yer olan Livorno’ya gitmeye karar verir. Büyükannesi ve büyükbabasından kendisine ve erkek kardeşine kalan oteli işletmek ister. Ancak onu iki kötü sürpriz beklemektedir. Ama Daniella pes eden biri değildir. Kolları sıvar ve mücadele etmeye karar verir. Bir gün markette kasa sırasında beklerken Sara adında genç bir kızla tanışır. Sara, Daniella’yı daha ilk görüşte sever ve büyükannesinin doğum gününe davet eder. Gitmek istemese de kendini o evin kapısında bulur. Fakat o eve girmek sandığı kadar kolay değildir çünkü herkes Luca ailesinden uzak durmaktadır. Nonna, yani Sara’nın büyükannesi, Daniella’dan uzun süredir hapiste olan torunu Franco’yu görmediğini onu hapihaneye götürmesini ister. Yaşlı kadını kırmak istemez ve kabul eder. ama gerçeklerin hiç de anlatıldığı gibi olmadığını öğrenir. Franco’nun annesi vahşice öldürülmüştür. Bunun üzerine annesinin katilini öldürür ve ıslah evine girer, ardından hapishaneye düşer. Ancak orada bile durmaz kendi imparatorluğunu kurar. Sık sık dışarı çıkar, işlerini halleder ve geri döner. Kimse onun yaptıklarını kanıtlayamaz. Franco’nun tek bir amacı vardır. Annesinin gerçek katilini bulmak. Daniella’yı karşısında gördüğünde, onun kendisi için gönderilen kızlardan biri olduğunu sanır. Ve işte tam burada. ikilinin diyalogları başlıyor. Franco’nun lafları, bakışları… offf Bu sırada Nonna fenalaşır ve herkes Daniella’ya cephe alır. Daniella, hapishaneden çıktıktan sonra Franco’yu bir daha görmeyeceğini düşünür. Ama kaderin başka planları vardır. Gecenin bir yarısı evinde aynı adamla karşılaşır. İkilinin arasındaki çekim, uyum ve yavaş yavaş gelişen bağ gerçekten çok güzeldi. Daniella geçmişinde yaşadıklarını kolay kolay unutamaz. Bunu fark eden Franco, onun için elinden geleni yapar ve ondan uzak kalmak istemez. Tam her şey yoluna giriyor derken geçmiş peşlerini bırakmaz. Franco sonunda annesinin katilini bulur ve aman Allah’ım kim olduğunu öğrendiğimde “Nasıl yani? Şimdi ne olacak?” diyerek sayfaları çevirdim. Ama bununla da bitmez. Daniella’nın geçmişinden biri çıkıp gelir ve karşısına dikilir. Beni en çok yaralayan ise Sara’nın Fabio karşısında yaşadığı o sahneydi. Gerçekten çok sarsıcıydı. Off, yine çok konuştum. Ama bu kitap anlatılmaz, yaşanır. Ben kesinlikle gözüm kapalı tavsiye ediyorum. Alın, aldırın!
1000Kitap
SabıkalıSage Taylors · Ru Yayınları · 202517 okunma
·
62 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Güzel yorumunuz yeni gördüm ve çok teşekkür ediyorum 🥰🫶🏼 Beğenmenize sevindim