·320 syf.····Okunma: 14 Şubat 2026 01:34 Anam valla şubat ayına kötü başlayınca bir modum düşmüştü. Sonrası pek güzel kitaplarla yola devam edince toparlandım. Asla listemde olmayan, bir bakayım diye başladığım ve iyiki okumuşum dediğim bir kitapla karşınızdayım. Geçmişindeki yanlışını bilen ve bunun altında ezilen Selnur, bu hayatta tövbe etmek için yaşayan bir kadındı. Mehmet karısını kaybetmiş, delice sevdiği kadına benziyen Selnur'un peşine düşmüştü. Tövbe temizlikti. Mehmet beni sinir etti. Hatta ilk sayfaları okurken umarım ana erkek karakterimiz bu değildir bile dedim. Yani nerenin öküzü bu çocuk! Yola gelmesini okumak keyifliydi. Biri yaşayan bir adamla kavgalı, diğeri ölü bir kadınla kıyaslı. Yemin ederim nereye bağlanacak diye meraktaydım. Ancak bitmesini istemediğim için çok ama çok yavaş okudum. Biliyorum karışık anlatıyorum ama tek bir kelime #spoiler vermek istemiyorum. Kitabı tek bir cümle ile anlatacak olsaydım kendini kaybeden ve bulan bir kızın kendini bulan ve kaybeden kocası hikayesi derdim. Bu cümle biraz da kitaptan bir alıntı haberiniz olsun. Hikaye hem klasik bir hikaye hem değil.
Klasik yanı tamamen zoraki gibi görünen bir yakınlık olması, olmayan kısmı ise merakta bırakan bir geçmiş olmasıydı. Yan karakterler aşırı iyiydi. İki karakterde birbirinden habersiz mutlu etme peşindeydi. Bir sahnede hüngür hüngür ağladım. En çokta bir ablam olmamasına! Malum ben ablayım hemde tüm sülalenin ama bir ablam olsun çok isterdim ve bir kez daha gücün aileden geldiğini görmüş oldum. Anam bi de tam işler yoluna girdi derken yazar ortaya büyük bir bomba bıraktı. Bizim karakterler perişan! Okuyan ben perişan! Ortalık per perişan! Geçmişin kapalı kapıları aralanirken yüreğim paramparça oldu. Kul yandım Allah demeden hızır yetişmezmiş. Selnur ve tam teslimiyetini okumak beni uzun zamandır eksikliğini yaşadığım gerçekle yüzleştirdi. Ah be Musa yaptığın hareketle gönlüme taht kurdun. Mevzunun gidişatı belliydi ama yinede bekledim. Şimdi acil onun hikayesini okumam gerekiyor. Canı gönülden tavsiyemdir!