Gönderi

10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 14:12
Orhan Toker’in Dijital Tsunami adlı kitabını okurken zihnimde iki sahne canlandı. Bir gün misafirimiz vardı; dört yaşlarında bir kız çocuğu… Ona birlikte oyun oynayalım dedim, kızlarımın oyuncak çay takımlarını çıkardık. “Sen misafirliğe gelmiş ol, çay içelim ve sohbet edelim” dedim. Bardaklarımızı doldurduk, hal hatır sormaya başladık. Tam o sırada durdu ve çok doğal bir şekilde, “Haydi şimdi telefonlarımıza bakalım,” dedi. Şaşırdım. “Ama biz sohbet ediyoruz şu an,” dedim. “Hayır, şimdi telefonlara bakmamız lazım,” diye ısrar etti. Henüz dört yaşında bir çocuğun sohbetten sonra otomatik olarak telefona yönelmesi beni gerçekten çok üzmüştü. Belli ki gördüğü dünya buydu. İkinci sahne ise bir hastanede yaşandı. Sıra beklerken bir aile vardı; anne, baba ve henüz bir yaşında bile olmayan bir bebek. Bebek arabasında uyuyordu. Annenin sırası geldi, içeri girdi. Baba çocukla kaldı. Bebek uyandı, ağlamıyordu bile, sadece etrafına bakıyordu. Baba hiç beklemeden telefonundan bir video açtı ve ekranı çocuğun yüzüne tuttu. Çocuk ağlamıyordu, ilgi istemiyordu; ama yine de ilk çözüm ekrandı. Bu iki sahne beni derinden düşündürdü. İnsanların çocuklarıyla gerçekten temas kurmak yerine ekranlara sığınmasının ne kadar normalleştiğini fark ettim. İşte tam da bu yüzden, böyle bir zamanda böyle kitaplara ne kadar ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Dijital dünyanın hayatımıza nasıl sessizce ama güçlü bir şekilde yerleştiğini, ilişkilerimizi nasıl dönüştürdüğünü fark etmek için… Belki herkes bu tür kitaplara yönelmiyor, belki yönelenler azınlıkta kalıyor. Ama yine de bu farkındalığın bir yerden başlaması gerektiğine inanıyorum. Bu kitap, bana sadece teknolojiyle ilgili değil; insan ilişkileri, çocuklarımızın geleceği ve gerçek bağlarımız hakkında da çok şey düşündürdü. Okunması gereken, üzerinde durulması gereken bir kitap.
Dijital TsunamiOrhan Toker · Yediveren Yayinları · 202561 okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.