Aziz Nesin'den okuduğum ilk kitabın incelemesini yazmasam olmazdı.
Zeynep ve Ahmet beşinci sınıfa giden iki arkadaş. Zeynep'in ailesinin işi nedeniyle Ankara'ya taşınmışlar ve bu ayrılık mektuplaşmalarına neden olmuş. Romanın kurgusu bu şekilde ilerliyor; akıcı olduğu bir gerçek.
Başlarda güzel ilerlese de, Hikmet olayında garipsediğim bir yazım dili vardı. Cinsiyetsizliği normalleştirmek ister gibiydi yazar. Zeynep'in "Hikmet'e ilgim arttı." cümlesi benim için kabul edilemezdi. Aziz Nesin gibi bir yazarın kurduğu cümleyi bilinçsizce kurmadığını -az çok- biliriz. Bu tür ifadeleri kurmaması gerekirdi. Romanın devamında Ahmet'in, "Hikmet'i merak ediyorum. Ondan haber aldın mı yazarsın." gibisinden kurduğu kelimelerle bilinçaltını zehirlemeye gerek yok.
Ayrıca romanda yazılan mektupların Türkiye'deki toplumun çok az bir kısmını yansıttığını düşünüyorum. Roman Atatürk'çü kesimin okuması için yazılmış. Muhafazakar kesime hitap etmiyor. İçinde ders çıkarılacak yer olmaması mümkün değil fakat konu çocuklar olunca... Bu roman bizim toplumun yüzde yirmisini yansıtıyor diyebilirim.
Akıcı olduğunu söylemiştim. Bazı sayfalarda güldürdüğünü de söylemeliyim.
Her insanın hayata bakış açısı farklıdır. Herkes istediği gibi eleştirebilir fakat saygı çerçevesinde..
Keyifli okumalar dilerim.