·112 syf.····Okunma: 15 Şubat 2026 17:49 Bazen bir kitabı okumazsınız… onu yaşarsınız.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu benim için tam olarak böyle bir kitaptı.
Sayfaları çevirdikçe bir hastane odasının soğuk duvarları arasında sıkışıp kaldım. Küçücük bir bedenin çektiği acıyı, korkuyu, yalnızlığı iliklerime kadar hissettim. Ameliyat ihtimali, sakat kalma korkusu, ölümü bu kadar yakından düşünmek… Bir çocuğun omuzlarına yüklenmemesi gereken ne varsa hepsi onunlaydı.
Ama beni en çok yaralayan hastalığı değil, ruhundaki incelikti. Sevmeyi bile sessiz yaşayan, kalbini belli etmeye çekinen o kırılgan hâli… İnsan okurken kendi içindeki yalnızlığa da dokunuyor.
Peyami Safa öyle bir anlatmış ki; ne abartı var ne fazlalık… Acı sade ama derin. Kısa bir kitap olmasına rağmen etkisi uzun süre geçmiyor. Bitirdiğimde içimde tuhaf bir sessizlik kaldı.
Bu kitap bana şunu hissettirdi:
Beden iyileşse bile bazı ruh yaraları hep çocuk kalıyor…
Benim için kesinlikle 10/10 ️
Duyguyu iliklerine kadar hissetmek isteyen herkes mutlaka okumalı.