Gönderi

Çok Sevdiğim Romanlardan Sonra.
5/10
·304 syf.··
2026 6. kitabı
Sevgili yazarımızın kitaplarını ilgiyle okurum. Beğenir, öneririm. Ama bu sefer böyle bir işe girişmeyeceğim. Onu Sevdiğim Zamanlar'ı, iyi bir roman zayıf çeviri ya da dili iyice işlenmemiş okuru ikna edemeyen bir hikaye diye tanımlamak istiyorum. Roman kendi içerisinde kendi gölgesine dönüşmüş adeta. Paris'e yolu düşenin iki kişinin mezarını ziyaret etmesi normal ama romanın kendisinin bunu yapması ve ha bire kullanması romanın etkisini geri plana atar. (Kendim Ahmet Kaya dinlerim ve Yılmaz Güney'in filmlerini ilgiyle izlerim. Kendisi zaten "Sinemamızın 'Yol' unu yapmıştır*") İki büyük sanatçı bir eserin bir parçası olamaz ancak eserin bütünü olabilirler. Çünkü çok büyük etkileri vardır. Bu iki değer dışında yazarların metinleri, şarkılar, dengbejler, Arap Baharı, Şah, Tunus, sömürge, göçmenlik vb. roman boyunca sürüp gidiyor. Hikayedeki Fransız kadının kullandığı dil vasat bir çeviri gibi duruyor. Göndermek sözcüğü yerine "postalamak" diyor her defasında. Yani bana Fransız birinin kurgusu gibi gelmedi. Kendi kültürünün dışında bir dille anlatılmış. Arkanya'da geçen olaylar ise çok fazla konu edinilmiş. Politik havanın kendisi yok ama bütün her şey söylenmiş. (Politik hava romanda olmasın zaten) Sanki hikayenin kendisine zorla iliştirilmiş gibi. Sevgili yazardan beklentim: Gerçek veya kurgu anlatması önemli değil. Önemli olan beni yani okuru, anlattığı her neyse ona inanmamızı sağlasın. Onun kurgusunu ya da gerçeğini hissettirsin. Dram'a konu olacak şeylerden uzak bir his istiyorum. Romanda bana güzel gelen şey Bergama peyniri için helikopterin havalanması. Bu kısa hikayenin gerçeği de kurgusu da inandırıcı gelmişti. Kemal Varol, şiire sığamayan ama romana da bir beden büyük gelen bir yazar. Öykü türü, yazarın en sağlam alanı olmalı artık. Kemal Varol'a sevgiyle.
1000Kitap
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,886 okunma
·
155 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.