İnsan, sadece işe yaradığı kadar mı insandır?
Bir insan, para kazandırdığı ve sorumluluklarını yerine getirdiği sürece sevilir, saygı görür ve “gerekli” kabul edilir. Ancak Gregor çalışamaz hâle geldiğinde — yani ekonomik işlevini kaybettiğinde — ailesinin gözünde bir yük olur.
Kitabı okurken aklıma yaşlı,bakıma muhtaç kisiler geldi misal;
Yaşlı bir anne ya da baba düşünelim; yıllarca çalışmış, çocuklarını büyütmüş, hayatını ailesine adamış. Ama artık güçsüzleştiğinde, el ayaktan kesildiğinde, hastalandığında ya da eskisi kadar “işe yarar” olmadığında sessizce odasına çekilmek zorunda bırakılıyorsa; sofrada sözü kesiliyor, kararların dışında tutuluyor, bir yük gibi görülüyorsa… işte orada sevgi değil, fayda konuşuyordur.
Oysa bir zamanlar uykusuz geceleri göze alan, kendi isteklerinden vazgeçen, evladının önünü açmak için hayatını erteleyen o insandır. Dün omuz verdiği hayatın, bugün ona sırt dönmesi büyük bir vefasızlıktır.
İnsan, gücü yerindeyken değil; güçten düştüğünde de değerli kalabiliyorsa gerçekten sevilmiştir. Çünkü gerçek sevgi, işe yaradığı sürece değil, var olduğu sürece sahip çıkmaktır.