Puan vermedi·336 syf.····Okunma: 16 Şubat 2026 22:16 Büyük yazarları her yönüyle tanımak isteği ister iştahlı, sıkı bir okur cephesinden gelsin; isterse bunun tam aksi istikametinde magazinseven, sıkı okur olmayan bir okur cephesinden gelsin; farketmez. İstenilen şey bana göre sözkonusu yazarı ilkel isteklerle üryan kılmayı isteyip, değersizleştirmek anlamı taşıyor. Kaldı ki, bütün bu dolaşıma sokulan defterin içeriğini - bir kısmının kurgu olup olmadığı tartışılır -Susan oluşturmuş olsun, kendisinin bireysel bir kutsalı değil midir bütün bu içerik? Belki de en çok gölgeleri ihanet ediyordur büyük yazarlara. Gölge de çocukları, dostları daha çok. Bana hep banknot mantığını çağrıştırıyor. Yanılma payını neredeyse bırakmak bile istemiyorum.
Kitabın üç çeyreğinde neredeyse Susan biseksüel aşklarından bahsediyor. Elbette bahsedebilir, bireysel kutsalı demiştik ama bize neredeyse hiçbir şey söylemeyen detaylar bunlar ve çok hassas çok özel enstantaneler.. Son çeyrekte olanlar ise elbette duygulara, yazarlara, filozoflara, şehirlere, okullara, anneye, sanatın birçok alanına atfettiği düşünceleri var. Son çeyrek keyifliydi yalnızca. Kalan bir yığın kişisel eşeleme, kılıç artığı.
Sevmedim diyemem. Sevdim. Sorun çok yönlü bir yazarın, kutsal dağına kirli ayaklarıyla trekking düzenleyen zihniyet, sistem.