William S. Burroughs; Postmodern edebiyatının öncüsü olan ve aynı zamanda Beat Kuşağının kurucusu olan ve daha sonra iki yazar Jack Kerouac ve Allen Ginsberg ile arkadaş olan beraber Beat Kuşağında büyük önderlik kazanan yazardır. Amerikan edebiyatının en karanlık ve en etkili yazarlardan birisidir. Denemeci ve toplum eleştirmeni olan Burroughs eşcinsel eğilimleriyle tanınılır ve morfin kullanarak kısa süreden sonra eroin bağımlısı olmuştur.
Kitaplarında yer verdiği konular; argo, cinsellik, uyuşturucu bağımlılığını, modern hayatın absürtlüğü, sert dili ve aykırı bir tanım kazandıran Burroughs aslında, iktidara bir baş kaldırı, eleştiri ve topluma dayatılan tabuları yıkma gibi ince mesajlar veren bir yazardır.
Yayınlandığı dönemde büyük bir müstehcenlik davasına konu olan başyapıtı Naked Lunch (Çıplak Şölen) ile tanınmıştır. Dünya edebiyatında büyük ses getiren bu kitap en keskin, en tuhaf anlatımıyla yüzeysel görünenle yetinmeyip, altında yatan "gerçeği" bulmak adına zorlu katmanların arasına dalmaya cüret edebilen okuru sıra dışı bir eyleme davet ediyor. Ve aynı zamanda bu kitabın filmi de vizyonda yerini almıştır.
Kitaba isim veren Jack Kerouac'tır.
Yazarın anarşist bir yanı vardır. Herkese ve her şeye karşı çıkarken, bu kitap Beat Kuşağı'nın kutsal kitabı olarak da nitelenir. "1923'ten 2005'e kadar İngilizce dilinde yazılmış en iyi 100 kitap" arasında görülmüştür.
Burroughs her okuduğumda sarsılıyorum. Midemin bulanmasından ziyade, beynimde yarattığı o cümlelerin ağırlığını hissediyorum ve bu olayı daha çıkılmaz bir hale getiriyor. Bir metin okumak değildir amaç, zihnimde bir çarpışma yaratır. Burroughs’un hedefinde bir popülerlik veya beğenilme çabası yoktur onun bilinçaltında yatan şeyleri, topluma sızdırarak bir kırılma yaratmasıdır asıl amacı.