·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Şubat 2026 22:24 Merhaba kitap dostlarım,
Bugün sizlere Engelsiz Psikoloji ve değerli yazar Veysi Çeçen’in, insanın kendine doğru attığı en sessiz adımlara eşlik eden o özel eserinden bahsetmek istiyorum.
Bu kitap bana psikolojinin sadece davranışları açıklamak değil, insanın kendi içindeki dili çözmek olduğunu hatırlattı. Çünkü çoğu zaman yaşadığımız duygular bugüne ait değil; geçmişte öğrendiğimiz anlamların bugüne yansıması.
Bir ortamda neden geriliyoruz, neden bazı kelimeler bize diğerlerinden daha ağır geliyor, neden bazen adım atacakken duruyoruz… Hepsinin zihnimizde yer etmiş bir hikâyesi var.
Okurken fark ettiğim şey şu oldu:
İnsan kendini sabote ettiğini çoğu zaman fark etmiyor.
Cesaret edememek tembellik değil, bazen yıllar önce kurulmuş bir inancın hâlâ çalışıyor olması…
Kitap bunu yargılamadan anlatıyor.
Ne yapman gerektiğini söylemiyor, sadece görmeni sağlıyor.
Ve insan gördüğü şeyi değiştirmeye zaten başlıyor.
Özellikle psikolojik dayanıklılık kısmı bende ayrı bir yer edindi.
Güçlü olmanın duvar örmek değil, kırıldığın yerden kendini anlayarak toparlayabilmek olduğunu hatırlattı.
Bazen kendimize en çok ihtiyacımız olan şey çözüm değil, anlayışmış.
Kitabı bitirdiğimde zihnimde kalan duygu şuydu:
Hayatın önümüze koyduğu engellerden çok, bizim içimizde büyüttüklerimiz yoruyor bizi.
Ama fark ettiğimiz anda ağırlıkları hafifliyor.
Altını çizdiğim, üzerinde düşündüğüm ve zamanla tekrar döneceğimi bildiğim kitaplardan biri oldu.
Gerçek bir farkındalık kitabı…
İyi ki okudum. Bazen hayatı değiştirmek için dünyayı değil, bakışını değiştirmek gerekir.