4/10
·428 syf.··
2026 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 23:27
kitabı ilgi çekici bulduğum için okudum. konusu hakkında hiçbir fikrim yoktu, açıkçası öneri olarak da gördüğüm bir kitaptı ve dark academia estetiğine sahip akademi kurgusu olduğu söylendiğinden ötürü ilgimi çekmişti. cinsiyetçilik, ırkçılık ve sınıf ayrımı gibi ağır temalar içerdiğini duyduğum için katmanlı, sert ve duygusal olarak yoğun bir metin bekliyordum fakat berbattı. berbat. kitabın tek güçlü yanı büyüye yaklaşımıydı. onu mekanik ve sanayi boyutunda tutarak bir mantık sistemine oturtmuş; bunu fazlasıyla sevdim ama bu maalesef berbat edilmiş çünkü kötü bir hikaye anlatıcılığı böyle bir şeyi nasıl iyi yazabilir ki? en büyük problem zaten her şeyi gözümüze sokması, yetmeyip parmağını da gözüme sokması. büyü sistemini bile kitap boyunca o kadar çok açıkladı ki bir noktada ilgimi kaybettim. sayfalar boyunca boş yapmayı bu kadar sevemez bir insan. kitabın tamamı böyle. kitap, işlediği ağır konuların hiçbirinin üstünde bu kadar durmuyor. en büyük problemi metnin sürekli “anlatması”. kitap, okuyucunun elinden tutup her temayı tek tek gösteriyor: bak bu cinsiyet ayrımcılığı. bak bu ırkçılık. bak bu yobazlık. fakat olayları bana göstermiyor. hissettirmiyor. sadece söylüyor. yetişkin etiketi taşıyan bir romanda bu kadar didaktik ve parmak sallayan bir üslup görmek gerçekten yorucuydu. ağır temaları ele alıyorsanız onların ağırlığını da taşımanız gerekir. burada ise meseleler yüzeyde kalıyor. ırkçılık var deniyor ama o ırktan tanıdığımız karakter sayısı iki. İKİ. 400+ sayfalık bir kitapta bu kadar mı? böyle bir sistemin toplumsal yansımasını görmüyoruz. sadece var olduğu söyleniyor. cinsiyet ayrımcılığı meselesi daha da problemli. baş karakter sürekli ne kadar haksızlığa uğradığını düşünüyor, iç monologlarında ajitasyon yapıyor fakat pratikte neredeyse hiçbir gerçek engelle karşılaşmıyor. aksine, daha önce hiçbir kadının giremediği okula giriyor. neden? çünkü o çok zeki. aşırı zeki. herkesten zeki bir kadın (kadın diyorum zira karakterlerin her biri yirmili yaşlarının sonunda AMA bunu kendime hatırlatmak zorunda kaldım ÇÜNKÜ hepsi adeta on yedi yaşında birer aptal ergen gibi davranıyordu). siz gerçekten de bu kızdan önce kusursuz derecede o sınavda büyüleri geçebilen başka kadınların olmadığını mı düşünüyorsunuz? dünya tarihinde bile ki hatırlatmak isterim bizim tarihimiz kadın ayrımcılığı içerir, tanıdığımız, ismi duyulmuş kadın biliminsanları var! az gerçekçi olalım. kız çok zeki. bayaaaaa zeki. tamam en zeki o. herkes salak bir o zeki. erkekler konusunda da sistem eleştirisi yaptığını, ayrımcılığa değindiğini sanıyor ama tersine ayrımcılık gibiydi kitap. tek zeki erkek diğer ırktan olan karakter. hmm... anlıyorum seni. birkaç karakter var bunlar da yüzeysel. başrolün gri olmasını savunacak olabilirsiniz ama karakterin griliği işlenmediği için ben yalnızca salak birini görüyorum karşımda. konu ego, kibir ama bunu bile işleyememiş. olaylar çok hızlı çünkü tahmin edin ne yok? aa evet SAHNE YOK. 400+ sayfa sadece açıklama tekrar duygusuzluk ve açıklama okudum. sonda şey mi bekliyordu yazar: oha ne kadar güzel değişim!!!! hayır. kısacası bu birçok ağır konuyu harmanlayarak büyü sistemi ile bir kurgu yarattığını ve harika duygusallıklara değinerek çelişkili karakterler yazabildiğini sanan bir yazarın (!) bol bol açıklamalı, anlatmalı, duygusuz ve birçok ders 101 konulu bir çalışması olmuş. hiç beğenmedim. bir daha olmasın. okuduğum ilk bölümün güzelliği yanında şok oldum bu berbatlık karşısında. teşekkürler, iyi günler. neden 1 yıldız değil 2 yıldız? büyü sistemi + giriş + ortalarında bir bölüm yaptıkları inanç sohbetini sevdim diye.
Blood Over Bright HavenM. L. Wang · Independently published · 20238 okunma
·
79 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.