“Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane, bir de pişmanlıklar kitabı…”
“Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı bazı konularda farklı davranır mıydın?” o sorgulatıyor insana. Bu kitabı okuyunca farkettim; aslında ne çok farklı hayat ihtimali düşünüyoruz olaylar karşısında. Sonsuz farklı ihtimalde yaşam. Peki neden düşünürüz bunu? Mevcut hayatımıza tam aidiyet duygusunda olamıyoruz? Pişmanlıklarımızın çok olması mı? Kusursuz hayat ihtimali mi? Kusursuz hayat mümkün müydü; neden bunun arayışındayız? Bence hepsinin temelinde tek bir sorun: Sevgi eksikliği…
Kaybettiğimiz bir sevdiğimizin yaşıyor olma ihtimalinden bahsediyor kitap. Ama bütün hayatlar sonunda ölüme çıkıyor; gidiş yolları değişiyor. Oysa be çok isterdik hiç ölmeyecek olması ihtimalini. Ama öyle bir hayat yok!
Bu aşamada kader ve seçimlerimiz devreye giriyor. Belki de başka bir hayat seçme ihtimalini yanlış seçimlerimizin yanında ertelediğimiz hayallerimiz hedeflerimiz düşündürtüyor bize…
-Babımın hala yaşadığı, onunla olan tüm hayallerimin gerçek olduğu bir hayatı,
-Sevilme duygusunu her zerremle hissetmeyi,
-Kariyer hedeflerimi en zirvede yaşamayı, istediğim yere istediğim zaman seyahat etmeyi,
-Spora,yogaya,kitap okumaya,müziğe,resime ruhuma iyi gelen her şeye bolca fırsat bulmaya,
-çocukların ziyan olmadığı,çocukluklarını yaşamadan büyümek zorunda kalmadığı hakettikleri gibi yaşadıkları bir hayatı,
-İnsanların iyiliği,yardımlaşmayı,ahlakı unutmadığı gülümseyebildiği;adil,mutlu,güvenli bereketli bir hayatı,
-Sevilmek için çaba gerektirmeyen,
-Kimsenin açlıkla,yoklukla,adaletsizlik, sağlıkla sınanmadığı bir hayatı yaşamayı çok isterdim. Yine de mutlu olabilir miydim? Hangi hayatı seçersek seçelim yetersiz, eksik hissedeceğimiz durumlar ihtimali hep var. Önemli olan varolan hayatı nasıl yaşamayı seçtiğimiz. An… Sonuç ne olursa olsun hayat yaşamaya değer, güzel ve hızla akıp gidiyor. Belki de bazen her şey olabilmek için hiç bir şey yapmamız gerekmiyor,kabullenmek yetiyor. Hissetmemiz gereken bir çok duygu ve olmamız gereken tek bir kişi var. Ve sahip olduklarımız en güzel varlığımız. Çocuklarımın kıymetinin hep farkında olmayı; kendimi sevmeyi ve onlara da önce kendilerini sevmelerini öğretmeyi başarabilmiş olmayı umuyorum. Kendime verdiğim bir çok söz var bu kitaptan sonra. Tutabilmeyi diliyorum…
Ve bir de sık sık kafamı kaldırıp gökyüzüne bakmayı unutmamayı…