Bu kitabı bitirdiğimde içimde hem derin bir hüzün hem de tuhaf bir gurur kaldı. Acının farklı farklı yüzleri zihnimde kaldı. Filistin ve konjonktür ancak böyle idrak edilebilirdi dedim. Ayrıca; İbrahim Nasrallah resmen kelimelerle bir tablo çizmiş; orada bulunmuşum gibi tozlu köy yollarından, zeytin ağaçlarının gölgesine kadar her şey gözümün önüne geldi.
Yazar o kadar samimi ve güçlü yazıyor ki, satır aralarında adeta "sesler" duyuyorsunuz.
Kısacası, eğer Filistin meselesini sadece haberlerden değil, insanın kalbine dokunarak anlamak istiyorsanız, Beyaz Atlar Zamanı tam isabet. Okuduktan sonra bir süre sessizce oturup düşünmeden edemiyorsunuz.