Puan vermedi·264 syf.····Okunma: 21 Şubat 2026 15:05 Kitap Mirza Dadalıoğlu’nun hayatını tamamen değiştiren o kırılma anıyla başlıyor. Çocukluğundan beri taşıdığı yüklerin, bağlı olduğu değerlerin ve yaptığı seçimlerin onu nasıl bugünkü noktaya getirdiğini parça parça öğreniyoruz. Bir olaydan sonra Mirza için hiçbir şey eskisi gibi olmuyor; artık tek amacı hayatta kalmak ve kendi doğrularından mümkün olduğunca vazgeçmemek oluyor.
Bundan sonra sürekli hareket hâlinde bir hayat başlıyor. Farklı ülkelere gitmesi, yeni insanlarla karşılaşması aslında bir kaçıştan çok mecburiyet gibi. Gittiği her yerde kısa süreli bir düzen kuracak gibi oluyor ama geçmişi ya da peşindeki insanlar onu tekrar yola düşürüyor. Bu yüzden kitap boyunca hem fiziksel hem de içsel bir yolculuk var. Dışarıda aksiyon ve kovalamaca sürerken Mirza’nın kendi içindeki yalnızlığı, kime güveneceğini bilememesi ve yaptığı seçimlerin ağırlığı daha çok hissediliyor.
Karşılaştığı insanlar onun yönünü sürekli değiştiriyor. Bazıları ona gerçekten bir çıkış yolu sunacak gibi hissettirirken bazıları daha büyük bir çıkmazın parçası oluyor. Zaten en belirgin meselelerden biri güven duygusu. Mirza kimseye tam olarak yaslanamıyor, çünkü geçmişte yaşadıkları buna izin vermiyor.
Kitabın ismindeki “rip akıntısı” duygusu da tam burada ortaya çıkıyor. Mirza ne zaman hayatını biraz olsun düzene sokacak gibi olsa, bir şey onu yeniden açığa çekiyor. Çırpındıkça yorulduğu ama durduğunda da sürüklendiğini fark ettiği bir döngü var. Bu yüzden onun mücadelesi sadece dış dünyayla değil, kendi içiyle de.