·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Şubat 2026 19:41 Merhabalar kitap dostlarım yeni bir kitapla daha karşınızdayım.
Bu kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, Callum McCord ve Emery arasındaki ilişkinin tek bir duygudan ibaret olmamasıydı. Açıkça söylemem gerekirse kitabı gerçekten beğendim, çünkü okurken sadece romantik sahneler değil; güç, korku, güven eksikliği ve bastırılmış duygular da bana geçti.
Callum, ilk başta soğuk, mesafeli ve kontrol manyağı bir adam gibi görünse de sayfalar ilerledikçe onun her şeyi yönetme ihtiyacının aslında ne kadar derin bir yalnızlıktan ve kaybetme korkusundan geldiğini hissettim. Onu bazı yerlerde itici buldum ama bir yandan da neden böyle davrandığını anladım.
Emery ise bana göre kitabın en güçlü tarafıydı. Hayatı elinden kayıp giderken bile ayakta durmaya çalışması, Callum’un dünyasında ezilmemek için sürekli kendini savunması ve buna rağmen kalbinin yavaş yavaş ona kaymasına engel olamaması çok gerçek hissettirdi. Onun iç çatışmalarını okurken sık sık “haklı ama çaresiz” diye düşündüm.
Bu iki karakterin arasında oluşan çekim bana göre kitabın en vurucu noktasıydı. Birbirlerine güvenmediklerini bile bile yakınlaşmaları, her dokunuşta hem istek hem korku hissetmeleri beni hikâyeye daha da bağladı. Bu yüzden bu kitabı sadece okudum diyemem; duygusal olarak da yaşadım.
____kitabın konusuna gelince;
Hikâye, küçük kitapçısını ayakta tutmaya çalışan Emery’nin maddi olarak çıkmaza girmesiyle başlar. Borçlar, vergiler ve büyük şirketlerin baskısı altında ezilen Emery, hayatının kontrolünü kaybetmek üzeredir. Tam bu noktada karşısına son derece zengin, güçlü ve mesafeli bir adam olan Callum McCord çıkar.
Callum’un Emery’ye sunduğu teklif nettir: Aile mirasını kaybetmemek için kısa süre içinde evlenmesi gerekmektedir ve Emery bu evlilik karşılığında tüm maddi sorunlarından kurtulacaktır. Emery bu teklifi başta aşağılayıcı ve rahatsız edici bulsa da, başka bir çıkış yolu kalmadığını fark eder ve bu anlaşmalı evliliği kabul eder.
Evliliklerinin ilk zamanlarında her şey kurallar ve mesafe üzerinedir. Callum kontrolü elinde tutar, Emery ise bu düzen içinde kendi sınırlarını korumaya çalışır. Ancak aynı evde yaşamak, birlikte zaman geçirmek ve kaçınılmaz yakınlık, aralarındaki ilişkiyi yavaş yavaş değiştirir.
Callum’un sahiplenici tavırları arttıkça, Emery onun sadece soğuk bir milyarder olmadığını; derin bir takıntı, koruma içgüdüsü ve bastırılmış duygular taşıdığını fark eder. Bu süreçte aralarındaki ilişki tutkulu bir aşka dönüşürken, Emery Callum’un geçmişine ve gizlediği gerçeklere dair şüpheler duymaya başlar.
Hikâyenin kırılma noktasında Emery, hayatında yaşadığı birçok zor durumun ve bu evliliğin aslında Callum’un planlarının bir parçası olabileceğini öğrenir. Bu gerçek, aralarındaki güveni derinden sarsar ve Emery, Callum’un sevgisi ile manipülasyonu arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu fark eder.
Buna rağmen aralarındaki bağ kolay kolay kopmaz. Çünkü bu ilişki sadece aşk değildir; alışkanlık, bağımlılık, öfke ve vazgeçememe hâlidir. Kitap, Callum ve Emery’nin bu karmaşık duygularla yüzleşmesini ve ilişkilerinin neye dönüşeceğini sorgulayarak ilerler