Gönderi

8/10
·232 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 18:34
Yunus, Tahran’da 25 yıldır otobüs şoförlüğü yapan, içine dönük bir adamdır.Kitap, şoförlerin hak mücadelesiyle açılır; grev kanlı bir kaosa dönüşür ve hikaye hapishaneye uzanır. Yunus için otobüslerin bir anlamı vardır. Annesinin öldüğü gün bir otobüse biner ve duraklardan duraklara, durmaksızın şehir içinde dolaşır. Yas tutmak yerine harekete sığınır. Otobüs bedeninin uzantısına dönüşür, duygu yerini rutine bırakır; yıllarca aynı yolu sürmesi, kaybın etrafında dolaşıp onunla yüzleşmemesine benzer. Devrim öncesi İran petrol gelirleriyle modernleşen ama eşitsizlikleri taşıyamayan bir toplum olarak resmedilir. Siyasi gerilim hakimdir. Bu gerilim, babası ve amcasının petrol ve bomba tartışırken bir yandan bir tavuğu vahşice parçaladıkları sahnede yoğunlaşır. Yunus’un duyduğu tiksinti parçalama ve sahiplenme arzusuna yönelik gibidir. Tavuk bir beden, petrol ise paylaşılan bir “kaynak bedeni” gibidir. Yunus’un cezaevine atılmasıyla işkencecilerin ruhsallığı görünür olur: Kendilerini hem hüküm veren hem de hükmün dışındaki konuma yerleştirir, şiddete “ilahi adalet” derler. Böylece suçluluk askıya alınır; eylem ile sorumluluk arasına ideolojik bir mesafe konur. Hücresindeki sinekle kurduğu ilişki ise travmanın tersine çevrilmesidir: Dışarıda kontrol edilen ve işkence görendir; orada ise sineğin kaçışını engellemeyi düşünen bir figüre dönüşür. Yine de sinek bir eşlikçi, yalnızlığına tanıklık edendir. İlerleyen sahnelerde de ötekisizlikten, aynasızlıktan bahseder. Cezaevinde aynaların kaldırılması, insanın kendi yüzüyle ve kimliğiyle temasının engellenmesinin bir başka formudur. Metal tabldotta yüzünü görmeye çalışması bu noktada anlamlıdır; fakat karşılaştığı yüz tanıdık değildir. Travma insanın kendilik duygusunu sarsar; kişi artık kendine yabancılaşır. Yunus’un rüyalarında beyninin “ütüyle düzleştirilmesi”, düşüncelerinin ve kendine özgü yanlarının zorla silinmeye çalışılmasını simgeler. Zamanla işkencecisini haklı bulan, hatta onu özleyen taraflarının ortaya çıkması da bu yıkımın zihnine nasıl yerleştiğini gösterir. İşkence biter, Yunus cezaevinden çıkar; ama hücre içinden çıkamaz. Fiziksel özgürlük mümkündür ama dünyaya ve benliğine yabancılaşması devam eder...
Ve Balık Onu YuttuAmir Ahmadi Arian · Bilgi Yayınevi · 2022238 okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.