Gönderi

9/10
·632 syf.··
2026 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 18:18
Kurtların Uluduğu Yer - Ekin S. Koch #kitapyorumu Herkese selamlar! Kurtların Uluduğu Yer yorumu ile geldim!! Önce “Türkler fantastik yazamaz.” şimdi de “Fantastik kitaplar Türkiye’de geçemez.” Öyle mi ya? Kim belirliyor bunları, bizim haberdar olmadığımız Dünya Fantastik Kitaplar Federasyonu falan mı var? Gerçekten Türk olarak Türk düşmanlığı yapıyoruz… Kitabı okumadan önce 1K yorumlarına baktım ve herkes kitabın TÜRKİYE’DE geçmesini ve TÜRK KÜLTÜRÜ barındırmasını eleştirmiş. Sizce yazar Türk olduğu için bu gayet normal değil mi? Üstelik Türk kültürü barındırıyor olması mükemmel bir şey. Maalesef birçok yazar bu kalıplar yüzünden buna cesaret edemiyor. Ancak ilerleyen zamanlarda kitap yabancı bir dile çevrildiğinde kendi kültürümüzü okuması gerekmez mi? Ancak beklentiler farklı yönde… Kurt sürüsünün konakladığı yerin adı “Bozkurtlar Tatil Köyü” ve kültürümüzde “Bozkurt” çok köklü bir geçmişe dayanan önemli bir ifade. Bunu saçma ve gülünç bulmuşlar veya İstanbul-Antalya arasında geçiyor (Istanbul’da başlayıp Antalya’da devam ediyor.) olmasını öyle bulmuşlar. Hadi İstanbul’u geçtim, Antalya fantastik bir hikayenin geçmesi için o kadar elverişli bir kültürü olan şehir ki… Bunu da olumsuz şekilde eleştirmezsin yani… Ayrıca “Bozkurtlar Tatil Köyü” ismi aşırı ikonik. Neyssse ben biraz daha kendi düşüncelerime geçeyim. Kitabımız Balın isimli baş karakterimizle İstanbul’dan Antalya’ya yolculuk etmesiyle başlıyor. Aslında kızımızın babası bir kurt sürüsünün alfasıymış ancak babası bir insanla (bunun hakkında daha sonra bir şey öğreniyoruz) ürediği için her ne kadar bir yaşa kadar Balın’dan da kurt adam özellikleri beklense de maalesef bu özellikleri göstermiyor. Bu yüzden de tehlikeli olabileceğinden sürüde olması istenmiyor. Ancak biz babasının isteği üzerine Bozkurtlar Tatil Köyüne, Antalya’ya, gidişiyle kitaba başlıyoruz. Bir yaşa kadar sürüyle birlikte yaşadığı için orada bir geçmişi de var aslında ve biz bu geçmişi, yaşananları kitap ilerledikçe kademe kademe öğrenmeye başlıyoruz. Balın, en yakın arkadaşı Aydan ile konuşurken az çok bir şeylerin yolunda gitmediğini tahmin ediyor ancak Aydan hiçbir şey söylemiyor. Bu arada yolculukta da Balın’ın eli kaşınıyor ve biraz kızarıyor. Para mı gelecek acaba? hahshdjf şaka bir yana tatil köyüne vardığında Ay Tanrıçası Selene’nin yeryüzüne indiğini ve kurtların zaafını kullanarak onları øldurduğunu öğreniyoruz. Bunu yapmadan önce de kurbanlarının vücuduna bir iz bırakıyor. Aslında Balın’ın tehlikeden dolayı tekrar dönmesi gerekiyordu ancak elindeki kaşıntı, kızarıklağa kızarıklık da bir ize dönüşünce Aydan bunu babasına bildirmesinin iyi olacağını söylüyor ve en sonunda Balın’ın da gitmemesine karar veriliyor. Çünkü Ay Tanrıçası Selene’nin yeni kurbanı ta kendisi! Selene’nin Balın’dan önceki kurbanı Arz olduğu için onun sözlüsünden bir iz bekliyorlar aslında. Çünkü Selene aşıkları birlikte kurban ediyor. Ancak nefret ve sevgi arasındaki o ufak ayırt ediciliğini fark edemiyor ve birbirlerinden ølumune nefret eden Arz ve Balın’ı yeni kurbanları olarak seçiyor. Belki de duyguları karıştırmamış da olabilir diyor ve sizi biraz meraklandırmak istiyorum. Kitabın ilk 200 sayfasında genel olarak bunlar yaşanıyor ve biz olayları anlamaya çalışıyoruz. Biraz yavaş ilerliyor. Ancaaak 200’den sonrasında kendinize hakim olamıyorsunuz resmen… O kadar iyi aktı gitti ki 200’den sonra. Zaten Selene’ye ulaşmak için bir yolculuğa çıkıyor Arz ve Balın. Yolda birçok şey yaşıyoruz. Özellikle yolculukta en çok şaşırdığım şey Balın hakkında öğrendiğimiz (kendinin de haberdar olmadığı) ve babasına düşman kesilmesini sağlayan o sırdı. Ancak bir kurttansa bu daha çok yakıştı Balın’a. Bu arada Arz hakkında böyle bir geçmiş ve sonrasında böyle bir ilerleyiş hiç mi hiç beklemiyordum ancak ben hemen ikna oldum. Bence daha iyi olamazdı ilerleyiş. Son 30-40 sayfada da eyvah ki ne eyvah?! Özellikle sonundan sonra yüklenen dumurla 2. kitabı beklemedeyim. Acilen okumaya ihtiyacım var. Umarım bunun gibi kültürümüze değer verilen eserler çoğalır ve kendi ırkımıza düşmanlığımızdan vazgeçip, kalıpları yıkar ve gurur duymayı öğreniriz. Yazarımızı da bu cesareti için tebrik etmek istiyorum. Romantasy okurlarına şiddetle tavsiye ediyorum.
Kurtların Uluduğu YerEkin S. Koch · Olimpos Yayınları · 202556 okunma
·
89 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.