**(Spolier içerir)
**
Bu kitap serisini (Zirve Ötesi) aşırı gerildiğim kitaplardan sonra chillenmek için tercih etmiştim ve final yapmış bir seri olması işime gelmişti. Yazarı takip edip yaptığı içeriklerden hoşlandığım ve bu kadar okumaya güzel bir içeriğin çıkacağını düşünerek almıştım. Wisteria serisini okumadım fakat bu okuduğum 3 kitap wisteria serisini alıp almamam konusunda beni çok tedirgin etti. Neyse buzdan kıvılcım ve ateşten tezahürat hakkında çok yorumda bulanmamaya çalışarak sadece külden reverans hakkında yorum yapacağım.
İlk iki kitap da ana karakterlerimiz ve çervesinde gelişen olaylar nispeten iyiydi, fakat serinin üçüncü yani son kitabı aşırı sıkıcı, aşırı kötü ilerliyordu (benim görüşüm de) konu Güz ve Akay'dan çıkmış , Güz'an arkadaşlarını konu alıyordu, başarılarını konu alıyordu. İkinci kitapta yani ateşten tezahürat kitabında bi drama bi olay vardı. Yazar üçüncü kitapta eline geçen her olay ve dramayı itmiş, bomboş bir son seri olarak okudum. Okurken sinir olmamak elde değildi. İsimlerin tuhaf olmasını geçtim, konu Ankara'da geçiyor. Yurtdışı özentisi bir okul, aile ve çevre anlatılıyor. Ne yazık ki böyle bir kurgu yapılacaksa, gerçekliğin bu kadar dışarı çıkılmasını doğru bulmuyorum.
Kitap'ın arkasında Güz ve Akay hakkında ilişkilerine dair sorular soruluyor. Yani bu kitabın konusunu her kitabın sonunda spoilersız anlatmaya çalışan kısa açıklamalarda bu ikisi hakkında sorular var. Fakat bir kitap da giriş, gelişme, sonuç olur değil mi? Sonucunda romantik komedilerin mutlu mesut bir şekilde bağlanmasını bekleriz. Gelişme kısmında ise mutlu sona gidecek yollarda çıkan drama olsun, entrika olsun vs., vs. gibi şeylerin işlenmesini bekleriz. Fakat kitabı daha yarılamadan sonucunu gördük zaten. Bir iki olay ele alınmış. Ama yazar resmen değinip geçmiş. Yani bom boş okudum.
İlk iki kitap da diğer karakterelere değinilirken bu kitapda yazar Güz ve Akay'a hikaye yazmayı bırakmış, diğer iki kitaptaki karakterlerin devam eden ilişkilerini konu almış daha çok.
Bu üç kitabı arka arkaya okudum. Ne hikmetse erkek karakterler hep aynı. Hiç değişiklik yok, karakterlerin bir karakteristiklikleri yok. Üç erkek karakterin birinin özelliği diğerinin önüne geçmiyor. Üç kitap boyunca üç aynı erkeği okuyoruz resmen.
Yazılmak için yazılmış, bitirilmek için bitirilmiş. Yetiştirmeye mi çalışılmış bilmiyorum. Ama böylesine bir şeydense herkes bekleyebileceği kadar bekleseydi daha iyiydi. Hiç değilse herkesin gözüne batacak, açık açık hatalar , bayat konular , üzerine düşünülmemiş bir şey okumazdım.