Puan vermedi·176 syf.··
2026 4. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 00:04
Kitabın ilk yarısını okurken Yüzyıllık Yalnızlık mekanlarını anımsadım. Yine o sıcak tozlu ve eski zamanda geçen betimlemelerin ve büyülü gerçekliğin baskın olmasından sanırım. Silva Maria’nın öyküsü ise büyülü gerçekliği değil cehaletin tehlikesini vurguluyordu bu kez. Gabo, cin çarpmaya, cin çıkarmaya bilimden uzak her şeye dikkat çekerek hazin bir sona sürüklüyordu bizi. Spoiler! Marki, aslında başkasına aşık olsa da o ölünce Bernarda adlı kakao düşkünü bir kadınla babasının zoru ile evlenir. Sonucunda Silva Maria adlı bir kızları olur ancak bir türlü onu sevemezler çünkü tuhaflıkları vardır. Kölelerin yanında daha mutludur kız. Onlar gibi yaşar, onlar gibi konuşur. Tabii konuştuğu zamanlarda. Genel olarak susmaktadır. Sadece annesi gibi bir müzik aleti çalar. (Açıkçası bu müzik aletinden bir şey çıkar, manastırdayken aşkla iyileştiği gibi müzik de onun iyileşmesini sağlar sanmıştım ama yanılmışım). Annesinin o yeni doğduğundaki adağı ise saçlarını ömür boyu hiç kesmemektir. Ama Silva Maria 12 yaşına geldiğinde kuduz salgınları da baş gösterir ve kızın da ayak bileğinde bir yara görünür. Marki bu durumu hemen Abrenincuo adlı doktora anlatır doktor ise bilimin ışığında bunun kuduz olmadığını ifade eder. Kızın annesi ise ondan iyice uzaklaşmış, kötü kokulu yellenerek kakao yemeğe devam eder. (Gabo’nun koku betimlemelerini de seviyorum, bazen kadın çiçek kokuyordu) Marki kızın tuhaf davranışlarının devam etmesi sonucu çare ararken bilimden şaşıp soluğu manastırda alır. Orada görünmez olduğu sanılıp cin çarpmış diye düşünüldüğü için kızı hücreye hapsederler ve o da daha çık hırçınlaşıp ortalığı birbirine kadar. Dışkı ve yemek artıkları ile pisliğin içinde yaşamaya başlar. Güzel süslü kolyelerini alan rahibelerin başına ise kötü şeyler gelir. Bir gün psikoposun kütüphane görevlisi din adamı Delunia bu işten sorumlu tutulur. O ise Silva Maria’ya aşık olmaktan kendini alıkoyamaz. Önceleri o da cin çarptığını düşünse de temkinli yaklaşınca onunla sakince konuşabilmeye başlar hatta onu öper. Artık geceleri gizlice giriyordur hücreye. O da güneş tutulmasına cahilliği yüzünden güneşten koruyucu bantla değil de çıplak gözle baktığı için retinası hasar görür. Sonucunda Abrenincio’ya gider ve bir damla ile iyileştirir ama o bunu yine dine bağlar. Bir gün Silva Maria kaçmak ister ama Delunia cesaret edemez ve Silva’nın saldırganlığı iyice artar. Bir daha görüşemeyeceklerdir çünkü cin çıkarma ayinini yaparlar, yalakta yıkarlar, saçlarını kazırlar, kızın bir deri bir kemik kalmasına sebep olurlar ve sonucunda da kız tüm bu cahilliğin sonucu ölür. Ama kafatasından saçlar fışkırırken bulur rahibeler onu. Gabo da bu mezarlıkta 20 metrenin üzerindeki saç buluntusu efsanesini hikayeleştirmek istemiştir ve bunu ustaca yapmıştır. Sonucunda demek istiyorum ki Marki mutlusundur umarım rahatça yattığın yatağında. Kızı doktora götürmeye devam etseydin bunlar olmazdı.
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.