“Demek hayat dedikleri şey böyle sonuna kadar müthiş darbeler toplamakla geçecek.”
Ahmet Cemil’in umutla kurduğu mai hayallerin hayatın sert gerçekleri karşısında nasıl dağıldığını anlatan bir iç dünya romanı. İnsan okudukça onun kırılan umutlarında kendi hayal kırıklıklarını buluyor. Roman boyunca en etkileyici his, başarısızlıktan çok anlaşılmamışlık duygusu oluyor. Bir noktadan sonra Ahmet Cemil’in değil, onu hayalleriyle baş başa bırakıp gerçeklerle yüzleştiren dünyanın acımasızlığı sorgulanıyor.
Eserin dili ağır ama duygusu çok yoğun. Bu roman, hayal kurmanın güzelliğini ve bedelini aynı anda hissettiren bir klasik.