Kuyruklu yıldız altında bir edebi ameliyat..
10/10
·166 syf.··
2026 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 01:01
DİKKAT: spoiler içerir! Hüseyin Rahmi Gürpınar‘ın 1910 tarihli mirasına bakış Yaklaşık yüz yıllık bir eseri elime aldığımda, önce yazarı ve dönemini bir ameliyat masasına yatırdım. İtiraf etmeliyim; kâh kızdım, kâh güldüm. “Hadi ama, bu kadarı da olmaz!” dediğim anlar oldu. Kimi zaman “Ben olsam böyle yazmazdım” diye diklendiğim, kimi zaman”Yok, usta gerçekten güzel yazmış, bu eski hamama bu tas biçilmez” dediğim bir iç hesaplaşmaya girdim. Edebiyatın o iyileştirici gücü burada saklı sanırım: elime bir cımbız alıp kelimeleri didiklemek beni iyileştiriyor. Ama bu kadar devrik cümlelerin fazlalığı , sakız gibi uzayıp gitmesi bazen yoruyor bazen de yoğuruyor. Ancak yoğunluğun içinde süzülen tarih kokusunu; dönemin kültürünü İstanbul’unu estetik bir biçimde yansıtan ,kullandığı eşyalarını , kumaşlarına kadar en ince ayrıntıyı veren, saatlerin bile henüz bugünkü ritminde olmadığı Osmanlı atmosferini fark edince eleştirmeyi bırakıp üstüne sinen kokudan nasibimizi aldık çok şükür. Gereksiz görünen halk ağzı sohbetler, ayrıntılı biçimde uzayan tasvirler , modern edebiyattan uzak imgeler öncesinde sizi ürkütürse de, yapmak istediği kitabın dışına bir ayna tutup sonrasında nazikçe uyandırdığı merakla içeri geri davet ediyor gibiydi konuları pamuk ipliği düğümü ile ister istemez kaldığın yerden bağlanmışçasına devam edebiliyorsun . Yazar sizi o “dalga türü” tekniği ile bir şekilde içeri çekmeyi başarıyor. Hüseyin Rahmi, kaleminin zıtlığının uyumuyla parlatmış adeta uyumu bana yaşattı. Yazarın tekniğine önce kızdıktan sonra beni kendi üslup yoluna dahil etmesi; ardından o çulundan bir parça koparıp kendime harcamak büyük bir zevkti! Osmanlı Dönemi’nin saatlerinin kitapta uygulanıyor olması buna benzer detaylar özünü bozmadan elekten geçirilen bir editör dokunuşu istiyor mu diye çok düşündüm bu kitaba bu haliyle paha biçilemiyeceğine karar kıldım. Bir çok kitaptaki dizelere göre çok daha fazlası olan bu eser, aşkı ve sevgiyi dar kalıplara sokmayan zengin imgelerin ve tatlı sözlü yolların kitabı. En önemlisi de, o dönem için devrim niteliğinde bir başlangıçla kadına söz hakkı verilmesi o zamandan öngörülmesi kalbimize taht kurdurdu. İnsanlara üstten bakan, bilgiyi hor kullanan İrfan Galip’e hakettiği dersi bilgisi ile kıvrak zekasıyla nükteli bir dille eleştirileri ile Küçük Hanım’ın(Feriha) vermesi, fevkaladenin fevkinde bir sondu. Kitabı bir başka zamanda okumak ile şimdi okumak arasındaki farkı keşifin eşiğindeki mutluluğuna ermenin keyfini çıkartmak da bir başka mutluluktu. Hızlı bir şekilde çok anlamları didiklemeden okumakla bir mühendis edasıyla okumak ve olay örgüsünde keyifli ilerlemek arasındaki farkı size söylememe gerek yok bilirsiniz hani işte öyle bir şey. Şimdiki dizelerin sığlığına inat, en az beş kitap gücünde bir derinlik arayanlara tavsiyemdir: elinize bir iğne alıp didiklediğiniz zaman O yazarın kalemindeki inceliği o kuyruklu yıldızın pırıltısını gerçekten yakalayacaksınız. Saygıyla ;önce yazarlarımızı, sonra sizi selamlıyorum. Kazanımlar “Devrin altın kargıları” Evet itiraf etmeliyim bu kitap beni 1910 lu yılların devasa atmosferine teslim olmamı sağladı Çünkü oradaki İstanbul sokaklarında gezinirken zamanın bu kadar hırsla aktığı zamandan uzaklaşıp 15 gün geçirdim fakat elimde altın kargılarla döndüm daha açıkçası ilham’la ganimetle döndüm.Resmen o yıldızın nazikçe süzülüşünü tarih kokusunu alarak tabiri caizse ünlü yazarımızla doyasıya duelloya tutuşma cesaretine girdim en azından yapmacık kandırmaca bir görünüme bürünmedim ne hissettiysem onu yazdım belki İrfan gibi biraz hayalperest bir o kadar da onun kibrinden uzak Feriha gibi tok sözlü oldum ve oradaki insanların bilgisizliğine ve hurafelere karşı bilgimi takındım alçakgönüllülüğümü korudum daha dürüstçesi biraz kalemimi bileylemiş oldum:) -Pakize Özcan
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Kapra Yayıncılık · 202125,7bin okunma
·
51 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.