Puan vermedi·280 syf.····Okunma: 22 Şubat 2026 00:06 Güneşi Uyandıralım: Şeker Portakalı'nın Büyüsü Neden Bu Kitapta Yok?
"Bazı kitaplar vardır, sizi içine çeker. Bu kitap ise beni hep dışarıda bıraktı."
Merhaba kitap dostları! Bugün, Brezilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos'un, dünyaca ünlü Şeker Portakalı'nın devamı niteliğindeki kitabı "Güneşi Uyandıralım"ı dürüstçe konuşacağım. Bu inceleme, bir övgü değil, samimi bir hayal kırıklığı olacak.
Yazar ve Kitap Hakkında Kısa Bilgi:
José Mauro de Vasconcelos (1920-1984), Brezilyalı yazardır . Şeker Portakalı ile dünya çapında üne kavuşan yazar, bu kitapta Zezé'nin maceralarını anlattığı üçlemenin ikinci kitabını yazmıştır . "Güneşi Uyandıralım" (özgün adı: Vamos Aquecer o Sol), 1974'te yayımlanmış ve Türkiye'de 1983'ten itibaren Can Yayınları tarafından basılmıştır . Kitap, Zezé'nin artık 11 yaşında olduğu ve zengin bir aileye evlatlık verildiği dönemi anlatır . Yüreğinde artık bir şeker portakalı fidanı değil, Adam adını verdiği bir kurbağa taşımaktadır .
Neden Beni Sarmadı ve Vasat Buldum?
- İlk Kitabın Büyüsü Yok: Şeker Portakalı'nı okuyan herkes bilir, o kitap insanın içine işler, gözyaşlarına boğar. Bu kitapta ise o büyüyü bir türlü yakalayamadım. Sanki aynı çocuk değil, bambaşka bir karakter vardı karşımda.
- Derinlik Göremedim: Zezé'nin ergenlik sorunları, aşkı keşfetmesi, kurbağasıyla konuşmaları... Hepsi bana yüzeysel ve itici geldi. Beklediğim duygusal derinlik yoktu .
- Belki Anlayamadım, Belki Vasat: İtiraf ediyorum, belki de ben kitabı anlayacak ruh halinde değildim. Ama okurken sürekli "Bir şey mi kaçırıyorum?" hissiyle boğuştum ve sonunda "Yok, bu kitap bana göre değil" dedim.
Başkaları Ne Diyor?
Kitap hakkında yapılan yorumlara baktığımda yalnız olmadığımı gördüm. Bir okurun dediği gibi: "İlkinin yanında biraz sönük bir kitap ama yine de fena değildi" . Başka bir okur ise daha sert: "Yazarda bu çocuğa ne çektirdi kardeşim, hiç mi iyi bir şey gelmez şu çocuğun başına?" diye sormuş. Demek ki bu kitap, seveni kadar sevmeyeni de olan bir eser.
Net ve Dürüst Puan:
Bana bir şey katmadığı, içine çekemediği ve derinliksiz bulduğum için 4/10. (Belki Şeker Portakalı'nın gölgesi çok büyük, belki de benim beklentim çok yüksekti.)
Son Söz: Bazen bir kitap "çok satan" diye, "Şeker Portakalı'nın devamı" diye okunur ve hayal kırıklığı yaşarsınız. Ben bu kitapla tam olarak bunu yaşadım. Bana göre değildi, sarmadı, sevmedim.
Peki ya siz?
Bu kitabı okuyup da benim gibi "Bir şey eksik" diyen var mı?
Yoksa bende mi sorun var? Sevenler, bu kitapta ne buldunuz, anlatır mısınız?
Şeker Portakalı ile kıyaslandığında sizce nasıl bir kitap?
Dürüst yorumlarınızı merakla bekliyorum! Çünkü bazen en iyi incelemeler, sevmeyenlerin yazdıklarıdır.