Cumhuriyet’in henüz genç olduğu bir dönemde, ülkenin kurucusuna yönelik bir suikast girişimi ama mesele sadece bir tetikçi ya da bir plan değil. Mumcu, 1926’daki İzmir suikastı davasını belgeler, mahkeme tutanakları ve dönemin siyasi atmosferi üzerinden yeniden okuyor. Olayın görünen yüzünü değil, arka planındaki güç mücadelelerini, hesaplaşmaları ve tasfiye süreçlerini sorguluyor. Bu kitap, bir “suikast hikâyesi” değil; genç Cumhuriyet’in iç gerilimlerinin anatomisi. Mumcu’nun dili sert ama berrak. İddialı ama belgeye dayalı. Okurken sadece “ne oldu?” sorusunu değil, “neden böyle oldu?” sorusunu da sorduruyor. Bu kitap şunu hatırlatıyor: Tarih, yalnızca kazananların yazdığı bir destan değil; aynı zamanda gölgede kalmış hesaplaşmaların toplamıdır.