Eser, Hakaniye lehçesi de denilen Karahanlı dönemi Türkçesinin elimizde bulunan nadir örneklerinden biri olması ve Orta Asya Türk kültüründen izler taşıması dolayısıyla da edebiyatımız içinde ayrı bir yere sahiptir. Uygur Türkçesi ve aruz ölçüsüyle yazılmış olan Atebetü'l Hakayık, okuyanların rahatlıkla anlayacağı şekilde yazılmış ve yazarı tarafından "Büyük Emir Dad Sipehsâlâr Bey"e armağan edilmiştir.
Arapça, kapı anlamına gelen "atabe" ve hakikatler anlamındaki "hakayık" sözcükleriyle oluşturulmuştur. İnsanın edepli olması gerektiğine dair vurgular yapılmış ve bu vurguların başında da diline sahip çıkmak gelmiştir. Ok yarasının kapanabileceği ama dil yarasının kapanmayacağı söylenmiştir.
Dönemin geleneğine uygun bir şekilde Tanrı'nın, Hz. Muhammed'in ve dört sahabenin övgüsüyle başlamaktadır.
Eser ilk kez Necip Asım Yazıksız tarafından Ayasofya kütüphanesinde bulunmuş ve 1906 yılında gün ışığına çıkarılmıştır.