Gazze’nin Son Kitapçısı, savaşın ortasında yaşayan yaşlı bir adamın hikâyesi.
Gazze kuşatma altındayken, bombalar şehri parça parça ederken o küçük kitapçısını açık tutmaya devam ediyor. Çünkü onun için kitaplar sadece kâğıt değil; geçmiş, kimlik ve insan kalabilmenin son yolu.
Roman boyunca kitapçıya yolu düşen farklı insanlar var. Her biri kaybını, korkusunu, sessizliğini taşıyor. Kitapçı ise onlara kitaplar üzerinden hikâyeler anlatıyor; bazen bir hatıra, bazen bir cümleyle hayata tutunmalarını sağlıyor.
Bu kitap;savaşın günlük hayata nasıl sızdığını, insanın alışmaya çalıştığı yıkımı ve tüm bunların içinde kültürün, hafızanın ve anlatının nasıl bir direnç biçimine dönüştüğünü anlatıyor..
Bitirdiğinde geriye şu düşünce kalıyor:
Bir şehir yıkılabilir ama onu hatırlayanlar oldukça tamamen yok olmaz.
Gazze savaşın esiri ama insanlığın vazgeçmediği hikâye