·256 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Şubat 2026 16:03 Herkese merhabalar
Beraber okuduğumuz kitaptan bahsedeceğim. Aslında daha önce ben başlamıştım ama sanırım yarım bırakmışım. İyi ki de bırakmışım diyorum şimdi; çünkü bu sefer çok daha güzel ve keyifli ilerledi.
Şöyle söylemek isterim: İlk 50 sayfaya kadar biraz yavaş ilerliyor, fakat lütfen bırakmayın. Çünkü asıl olaylar sonradan gerçekleşiyor. Neler oluyor bir bilseniz… Sorguladığınız, kızdığınız kısımların ardında bambaşka sebepler yatıyor.
Aslında bakılırsa mesele sadece bir “çocuk” değil. Onu eğiten kişi, tutkuları, kendini inandırmaya çalışması… Her şey bununla bağlantılı. Evet, korku unsurları vardı; hissettim. Ama sanki iki kişinin iç dünyasını, duygularını ve sezgilerini ayrı ayrı incelemiş gibi oldum.
Yaratıcıdan dinlemekle canavardan dinlemek arasında çok güçlü bir bağ vardı. Biri gerçekleştirmek istediği şeyin peşinden giderken, diğeri yalnızca sıcak bir yuva, başını okşayacak bir el ve öğrenmesi gereken duyguların peşindeydi. Bu duygulardan mahrum bırakılan birinin zamanla canavara dönüşmesi sizce de normal değil mi?
Çok duygulandığım yerler oldu. Sürekli “Neden?” dedim. Yaptığı bir şeyin sorumluluğunu almamak için başkasına yüklenmesi… İnsanların, onu tanımaya fırsat vermeden korkup kaçması… Bunun sebebi kimdi?
Okurken çok yoğun duygular yaşayacağınıza eminim. Yazarımız Mary Shelley kalemini o kadar sade ve etkileyici kullanmış ki gerçekten kitabın içinde, o dünyaya konuk olmuş gibi hissettim.
Bu eser yalnızca bir korku romanı değil; sorumluluk, vicdan, yalnızlık ve ötekileştirme üzerine derin bir sorgulama. Asıl “canavarın” kim olduğu sorusunu sürekli düşündürüyor. Yaratmak kadar, yarattığının sorumluluğunu almanın da ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Okurken hem kızacak hem üzülecek hem de empati kuracaksınız. Ve belki de en çok, anlaşılmamış olmanın ne demek olduğunu hissedeceksiniz.
''SEVGİ UYANDIRMIYORSAM, KORKU SALACAĞIM, ÖZELLİKLE DE SANA ÇÜNKÜ SÖNDÜRÜLEMEZ BİR NEFRET DUYUYORUM YARATICIMA.''
“Ben yardımsever ve iyiydim; acı beni bir iblis yaptı. Beni mutlu et ki yeniden erdemli olayım.”
“Unutma ki anlattıklarım, bir delinin gördüğü düşler değildir.”