Gerçek bir hayattan uyarlanan Mimoza Masalı serisinin ikinci kitabında, Mimoza ve Rüzgar kaybettikleri on yılın ardından yeniden buluşuyor. Birbirlerinden habersiz geçen yılların ardından kader, onlar için adeta baştan yazılıyor. Her şeye ve herkese rağmen yeniden birlikte olmak istemeleri elbette kolay olmayacak ancak karşılarına çıkan hiçbir engel, ikinci kez sımsıkı kenetlenen ellerini ayırmaya yetmeyecek.
Geçmişin sırları birer birer açığa çıkarken, yılların hasretiyle kül olmuş kalpler birlikte yeniden alevleniyor. Liza’nın annesi Jülide, kızında yeni yaralar açmaya devam ederken, hem baba hem de aşık bir adam olan Poyraz, elinden geldiğince Liza’nın yaralarına merhem olmaya çalışıyor. Leyla’nın Liza ile kurduğu dostluk ise okudukça içimi sıcacık yaptı. Yağız ile aralarında daha heyecanlı bir ilişki olmasını isterdim.
Liza’nın düğününde kardeşi Özge’yi kaybetmesi ve yaşadığı acıya dayanamayıp düşük yapması, beni en hassas yerimden vurdu, derinden etkilendim.
Geçmişten gelen travmaların, kaosun ve entrikanın dinmek bilmediği, bir yandan da okudukça tebessüm ettiren bu kitabı okuyacaklara, yetişkin içerik barındırdığını özellikle belirtmek isterim. Gerçek hikayeden uyarlanan romanları sevenlere bu seriyi incelemelerini tavsiye ederim.