Gönderi

MURAD ERTAYLAN KÖPRÜLER VE DURAKLAR
Modern bir şehirde, gündüz vakti, kurallara uyan bir kadının bile güvende olmayabileceğini; zorbalığın, kadına uygulanan şiddetin sadece coğrafyayla değil zihinlerle alakalı olduğunu sade ama etkili bir dille anlatıyor bize Murad Ertaylan #köprülerveduraklar kitabında. Debra o gün yine bisikletiyle işten çıkıyor. Kaskını takmış, kurallara uyan, kimseye ilişmeyen bir sürücü. Şehir kalabalık ama o acele etmiyor. Denize açılan o geniş yola çıktığında içi hafifliyor. Sahip olduklarını düşünüyor; sağlığını, evini, George’u, Sophia’yı. Hayat tam da olması gerektiği gibi. Sonra bir korna sesi. Ardından bir tane daha. Tanımadığı bir araç bisiklet şeridine doğru kayıyor. Debra’nın hiçbir kabahati yokken, biri ona yerini hatırlatmak ister gibi yaklaşıyor. Fiziksel bir temas yok ama o anın yarattığı korku gerçek. Debra frene asılıyor. Kalbi göğsünden çıkacak gibi çarpıyor. Araç uzaklaşıyor ama bıraktığı etki hala Debra ile birlikte. Eve geldiğinde sıcak suyun altında bile o sahne zihninden gitmiyor. George’a anlatıyor. Sorular başlıyor. “Rastgele miydi?” “Bir gözdağı mıydı?” “Bir şey mi kaçırıyoruz?” Konuşma büyürken Sophia kapıda beliriyor. Artık mesele yalnızca bir trafik olayı olmaktan çıkıp evin içine taşınmış bir huzursuzluk haline geliyor. #muradertaylan hep yaptığı gibi büyük laflar etmeden, hayatın içinden bir sahneyle okuru yakalıyor. Çünkü bazen en sarsıcı hikâyeler, hayatın içindeki minik anlarda gizlenebiliyor. Köprüler ve Duraklar @octopusyayinevii kalitesiyle şimdi okurlarıyla buluşuyor. Murad Ertaylan Köprüler ve Duraklar
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.