6/10
·296 syf.··
2026 7. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 06:46
“Sar zamanımızı geriye, en geriye, en güzel yerine…” Keşke bu kitabı “Ne güzel bir hikâye okudum” diyerek kapatabilseydim.. Ancak Zaman Sığınağı benim için bir türlü başlamayan bir roman oldu. Sürekli “Ha başladı, ha başlayacak” diye bekledim durdum. Ama kitap bir türlü başlayamadı. Türüne roman demesek daha iyi olurdu. Bölümler arasında güçlü bir bağ kuramadım, anlatı parçalı ve dağınık geldi. 10/10, 9/10 puanlar havalarda uçuşuyor. Kitap hakkında ne incelemeler ne alıntılar yapılmış… Bende ise hiçbir karşılığı yok tüm bunların. İstense her üç sayfada bir alıntı paylaşılabilirdi ama kitapları seçebileceğimiz cümleler için mi okuyoruz? Ben alıntı için kitap okumuyorum, okuyamıyorum. Bir amacı, bir gayesi olmalı kitabın. Bu kitabın yazılma amacı neydi, hiç bilemiyorum. Avrupa tarihine yolculuk mu yapalım? Geçmişimize mi sarılalım yoksa ondan kopalım mı? Hafıza hastalığı yaşayanlara mı üzülelim? Hiçbirini tam anlayamadım. Metinde yer alan ve Lev Tolstoy’un Anna Karenina romanına açık gönderme yapan cümleler ise bende yaratıcı bir yeniden kurgu hissi uyandırmaktan çok, metnin gölgesinde kalmış bir tekrar duygusu bıraktı. “Gerçekleşen tüm hikâyeler birbirine benzer, gerçekleşmeyen her hikâyenin gerçekleşmeme tarzı kendine özgüdür.” Yazar bunu yaratıcı bulmuş olacak ki biraz değiştirip bir kez daha kullanmış: “Tüm mutlu ülkeler birbirine benzer, her mutsuz ülke, yazıldığı gibi, kendince mutsuzdur.” Kitaplarda alıntı yapılmasına karşı değilim. Ama sanki kendisi düşünmüş gibi bunu kitaba öylece koymasına karşıyım. Belki de mesele zamanlamadır. başka bir zamanda ben de karşılık bulabilirdi ama şimdi yazarla aramızda bir elektrik olmadı, olmayacak. Konuya bakacak olursak; ortaya çılgınca bir fikir atılıyor. Hafıza hastalıkları yaşayan (demans, amnezi, Alzheimer) hastaların hatırladıkları yıllara ait anıları canlandırmak için onları o yıllardaymış gibi tasarlanmış merkezlerde yaşamalarına ya da vakit geçirmelerine olanak veriliyor. Hastalara bu iyi geliyor mu tam bilinmiyor ama fikir çok beğeniliyor ve tüm Avrupa’da 60’lar, 70’ler, 80’ler mahalleleri kuruluyor. Ülkeler kendilerine en mutlu oldukları yılları seçip o yıllarda yaşamaya başlıyor. Çılgınlıklar, hatta karaborsacılar hemen kendilerine yer buluyor. Tüm bunlara rağmen yazarımız, aynı zamanda baş karakterimiz, unutmanın elinden kurtulamıyor. Ve bitti. Fikri parlak ve yaratıcı buluyorum ancak duygusal ve yapısal bütünlük açısından beni içine alamayan bir roman oldu. Olaylara bir sürü karakter girip çıktı; kimin ne zaman, neden girdiği ya da çıktığı belli değildi. Kurulmaya çalışılan olay örgüsü güzeldi ama hep ilmek kaçmış bir örgü gibi. Bir akış yakalanamamıştı. Ben birine tavsiye etmem ama okuyup sevenleri de çok. Sözün özü: Zaman Sığınağı’na ben sığamadım. Sevenlerine ise iyi okumalar.
1000Kitap
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,712 okunma
·
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.