Puan vermedi·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Temmuz 2025 00:00 Namık Kemal’in kaleminde bir hararet var. Cümleler sanki sakin yürümüyor; ileri atılıyor. Yer yer o eski dilin ağırlığını hissettim, lakin bu ağırlık beni rahatsız etmedi. Bilakis, metne bir vakar kattı. “Zalim idare”nin gölgesinde ezilen insanların hâli bana bugünden de tanıdık geldi. Demek ki bazı ahval hiç değişmiyor.
Gülnihal karakteri üzerinden fedakârlık ve dirayet anlatılıyor. Fakat ben en çok, gücü elinde tutanın nasıl hoyratlaşabildiği kısmında durdum. İnsan, iktidar ile imtihan edilince asıl suretini gösteriyor sanki. Bu fikir metnin içinde sükûtla değil, açıkça ve cesurca söylenmiş.
Okurken şunu düşündüm: Bu eser bir tiyatro metni olsa da, satır aralarında bir isyan saklı. Öyle büyük laflar eden bir isyan değil; daha ziyade “adalet isterim” diyen bir ses. Velhasıl, Gülnihal bana edebiyatın yalnız duygu değil, tavır da olduğunu hatırlattı.
Kapattığımda içimde hafif bir hüzün ve eski zamanlara dair bir saygı kaldı. Her satırı kalbime işlemedi belki; lakin zihnimde iz bıraktı. Bu da az şey değildir.