Bazı romanlar kahraman anlatır, bazıları dünyalar kurar; bu roman ise bir karakter üzerinden insanın iç dünyasını kuruyor. Levent: Binlerce Yılın Yolcusu sadece fantastik bir evren hikâyesi değil; aynı zamanda insanın anlam arayışının, vicdan mücadelesinin ve doğru kalabilme çabasının anlatısı.
Romanın daha başında verilen “Kalbin, aklın hiç bilmediği kendine özgü nedenleri vardır” sözü aslında kitabın ruhunu özetliyor. Çünkü bu hikâyede savaşlar, teknolojiler, gezegenler ya da düşmanlar kadar önemli olan şey insanın iç sesi. Levent karakteri tam da bu yüzden klasik kahramanlardan ayrılıyor. O gücüyle değil, doğruluğuyla öne çıkan bir karakter. Yalan söylemeyen, gerçeği saklamayan, ama yine de dünyanın karmaşıklığı içinde doğruyu nasıl söylemesi gerektiğini öğrenmek zorunda kalan biri.
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri kurduğu dünya. Mânâ gezegeni hem tanıdık hem yabancı. Teknolojik olarak ileri bir medeniyet anlatılırken aynı zamanda toplumun çürüyen tarafları, garip gelenekleri ve yozlaşmış sistemleri de gösteriliyor. Bu karşıtlık romanın ana gerilimini oluşturuyor: ilerleme gerçekten ilerleme mi, yoksa insanı kendinden uzaklaştıran bir yanılsama mı?
Özellikle toplumun tüketim çılgınlığına kapıldığı sahneler oldukça çarpıcıydı. İnsanların bayramı paylaşmak yerine gösterişe dönüştürmesi ve bunun bir gelenek hâline gelmesi, kitabın en güçlü toplumsal eleştirilerinden biri. Bu sahneler fantastik bir evrende geçmesine rağmen rahatsız edici derecede gerçek hissettiriyor.
Levent’in doğaya kaçtığı bölümler ise romanın en şiirsel ve en düşünsel anları. Bu sahnelerde yazar adeta hikâyeyi yavaşlatıyor ve okuru karakterin zihnine bırakıyor. Çünkü asıl mücadele dışarıda değil içeride yaşanıyor. Levent’in anlam arayışı aslında okurun kendi sorularını da harekete geçiriyor.
Romanın en güçlü tarafı şu: yazar okuru ikna etmeye çalışmıyor. Onun yerine okurun kendi düşüncelerini duymasına alan açıyor. Bu yüzden kitap sadece okunmuyor, düşünülüyor.
Sonuç olarak Levent: Binlerce Yılın Yolcusu hızlı aksiyon arayanlar için değil; anlam arayanlar için yazılmış bir roman. Eğer bir hikâyede sadece olay değil, düşünce de arıyorsanız bu kitap size çok şey söyleyecektir.