Ahmet Büke 'Kırmızı Buğday' ... Son zamanlarda en çok sıkılarak okuduğum, bir türlü akmayan, elimde günlerce sürünen, okumaya başlayacağım an içimi sıkan bir roman oldu. Özür dilerim.
Yaşar Kemal'in İnce Memed'ine benzetilmiş kitap çoğunlukla ama ben o tadı alamadım. Yaşar Kemal’de tarih arka plandadır; önde insan vardır. Toprak kokar, rüzgâr eser, Memed’in öfkesi dolaşır metnin içinde. Tarih orada bir sahnedir; karakterler canlıdır.Bu romanda ise karakterler çok silik geldi bana. Karakterler bu belgesel tadındaki kitapta tarihi aktarmak için var .iki ikişi arasındaki diyaloglarla tarihi anlatan, kurgusu çok zayıf , bir tarih kitabından kendini faklı kılan bir yan göremedim ben. Hele cephelerdeki taktik konuşmaları, savaş anlarının uzun uzun anlatılması beni canımdan bezdirdi gerçekten.
1908 devriminden itibaren Türkiye'de İttihat ve Terakki Partisi'nin iktidara gelmesi ile halkın açlığının , yoksulluğununun hiçbir değişiklik olmadan devam etmesi ve Parti içindeki çürümüşlük, parti yöneticilerinin yaptığı vurgunlar, yolsuzluklar, zenginleşmeler güzel anlatılmış. Yurdun işgali, milli mücadele ve bu sırada ülke içinde emperyalist güçlerle birlikte olan çıkarcılar ile bağımsızlık içşn mücadele edenler arasındaki iç savaş yansıtılmış.
Fakat bir dönem romanı olarak okunacak olan kitap bir tarih kitabı gibiydi. Ancak roman belgesel gibiydi.
Döneme hakim olmayan ve gerçekleri bir belgesel olarak okumak isteyenler için önerebilirim. Doğru bir tarih bilinci veriyor evet. Fakat bir 'İnce Memed ' veya kurgusu çok güçlü bir dönem romanı okumayı bekleyenler için hayal kırıklığı. En azından benim için hayal kırklığı... Ben romanı yaşamak istedim ama roman bana sadece anlattı.