Köprülüler, siyasal meşruiyeti yeniden üretirken “nizâm-ı âlem” idealini retorik bir çerçeve olarak kullanmış; fakat pratikte uyguladıkları yöntem, klasik Osmanlı siyaset teorisinin sertleştirilmiş bir icra biçimidir. Bu nedenle Köprülüler devri, ne mutlak bir çöküş göstergesi ne de parlak bir diriliş devridir; bilakis, imparatorluk organizmasının kriz anında gösterdiği otoriter refleksin tarihsel tezahürüdür.