·480 syf.····Okunma: 26 Şubat 2026 20:13 Mirel küçük yaşta anne ve babasını trafik kazasında kaybetmiş aynı kazada küçük kız kardeşi de ağır yaralanmış ve belden aşağısı felç kalmış.
Mirel, küçük yaştan beri çalışıp hem eve bakmak hemde kardeşinin bakım masraflarını karşılamak zorunda kalıyor. Aynı zamanda ameliyat için gerekli parayı biriktirmeye çalışıyor. Kendi hayatını yaşayacak zamanı hiç olmamış. Hem kardeşinin hastane masraflarını hemde evi geçindirmek için iki işte çalışıp savrulup gitmiş.
Tam umudunun azaldığı bir dönemde hayatına Roman giriyor. Her şey evinin bahçesinde yaralı bir adam bulmasıyla başlıyor. Mirel’in o sahnedeki tereddütleri özellikle dikkatimi çekti. Hemen kahramanca davranmıyor. Polisi aramayı düşünüyor, uzaklaşmayı düşünüyor, panikliyor. Çoğu kurguda bu tür sahneler fazla cesur ve sorgusuz yazılırken burada karakterin iç çatışmasını görüyoruz. Bu da hikayeye gerçekçilik katmış. Tüm korkusuna ve tereddütüne rağmen sonunda vicdanının sesini dinleyip ona yardım etmeyi seçiyor.
Bir yıl sonra Roman’ın karşısına evlilik teklifiyle çıkması ise işin yönünü tamamen değiştiriyor. Onunla evlenmesi ve çocuğuna annelik yapması karşılığında kardeşinin ameliyat masraflarını üstlenmeyi teklif ediyor. Mirel için bu bir tercih değil çaresizlik. Ne kadar çalışsa da o parayı denkleştiremeyeceğini biliyor. Kardeşinin son şansı olduğunu düşündüğü için kabul ediyor ve bambaşka tehlikeli bir dünyanın içine adım atıyor.
Roman karakteri ise Rusya'nın soğuğu kadar soğuk. Az konuşan, duygularını belli etmeyen kapalı bir kutu gibi. Karizması var, güçlü duruyor ama fazlasıyla donuk. Açıkçası bu kadar soğuk bir erkek karakter okumak zorlayıcıydı. Roman’ın iç sesi olmasa Mirel’e karşı hiçbir şey hissetmediğini düşünebilirdim. Aralarındaki çekim bana tam geçmedi. Duygusal bağ eksik kaldı.
İlk kitap genel olarak Mirel’in Roman’ın hayatına ve mafya düzenine alışma sürecini anlatıyor. Tam bir giriş kitabı. Büyük olaylar yerine adaptasyon ve iç çatışmalar ön planda. İkinci kitapta hikayenin daha hareketleneceği hissi var.
Genel olarak ilk 200 sayfa güzel bir okumaydı daha sonra sıkılmaya başladım. Hikaye sanki aynı döngüye girmiş gibi hissettirdi. Başta Mirel’in sorgulayıcı tavrı hoşuma giderken ilerleyen bölümlerde sürekli ben yapamam, ben edemem demesi ve sürekli kendini küçümsemesi bir yerden sonra yorucu olmaya başladı.
Ayrıca Mirel'e kızdığım noktalar da vardı. Evlilik anlaşmasında bahsedildiği üzere Roman'ın çocuğuna annelik yapması gerekiyor. Anne rolünü üstleniyor ama bunu yaparken de bu kadar söylenmese keşke. Küçük yaşta kardeşine annelik yapmış bir karakterin, çocuğa karşı sürekli yük hissiyle yaklaşması beni sinirlendirdi.
Zaten son sayfalara doğru atlıya atlıya okudum artık.
Ayrıca tetikleyici unsurlar mevcut. Bazı sahneler gerçekten rahatsız edici ve ağırdı. Kesinlikle 18 yaş altına uygun bir kitap değil.
Genel olarak, yazarın ilk kitabı olduğu için yer yer eksikler olduğunu düşünüyorum. Duygusal derinlik ve ilişki dinamiği daha güçlü yazılabilirdi. Yine de potansiyel var, kaleminin gelişeceğine inanıyorum. Başka kurgularına belki şans verebilirim ama bu hikayeye devam etmeyi şu an için düşünmüyorum.