Selamlar Şubat ayı için sona bıraktığım eserim Son Nefese Kadar oldu!
Bol spoiler yemeye hazır mısınız?
İsmi Mısra Arslan Boğaziçi Üni. son sınıf. Okul birincisi, staj için Baybars Holding’de ilk günü.
Biraz meraklı, fazla özgüvenli, haksızlığa asla tahammülü yok, çok yetenekli bir yazılımcı yani hacker. Hatta hacker dünyasının kızıl kraliçesi ilan edilmişti ama ailesinin bundan haberi yoktu tabi
Staj için gittiği holding de en yakın arkadaşı Cansu’yu beklerken bir şeyler dikkatini çeker derken kendisini hızla güvenlikleri uyarırken bulur ve çok geçmeden Holding’in bahçesinde canlı bir bomba patlar. Mısra hem yaralı hem de en önemli görgü tanığıdır.
Cesur Baybars, adından anlaşılacağı üzere Holding’in CEO’su. Kendisine arkadaşları Kral der! Bu tesadüf biraz fazla mı?
Karşısında gördüğü lacivert bakışlı kızıl güzelin dikkatini çekmesi ile havaya savrulduğunu görmesi de aynı anda olur. Ortalık savaş alanıdır ve o hayatının aşkına elini tutarak iyi olması için söz verir..
Sonrası mı?
Cesur beyimize gelen 11.11 detaylı tehdit mektuplarının devamının artık Mısra içinde geliyor olması ikilinin bir arada güvende kalmaları için en önemli sebeptir artık!
Evde ise babası Batı bey, minik bir Alya, abisi doktor olan Emir, Emir’in esi Tena ile bambaşka karakterlerle hikayenin içine can verirler...
Mısra ile Cesur ise kalpleri çok başka atan iki karakter..
Aralarına giren bir ihanet, her an ölüm ile burun buruna yaşanan bir aşk, saklı kalmış bazı sırlar ve intikam için yeminli uzaklarda sırasını bekleyen bir kadın...
Her çevirdigim sayfada bu kadarı da ponçik kalbime fazla diyerek okudum
En şaşırdığım ise Batı babanın Mardin sokaklarındaki motor performansı oldu
Nefis bir acı aşk, yaralıyor, kanatıyor, ağlatıyor ama yine de bağışlıyor...
Bu hikayede herkesin bir sınavı var bence
Dahası okuyun, sonra da gelin kritigini yapalım