Bu kitap, evrenin oluşumunu ve işleyişini modern kozmolojinin temel kavramları üzerinden anlatan hareketli bir çalışma. Süpernovalar, galaksiler, yıldızların yaşam döngüsü ve Büyük Patlama gibi konular eserin merkezinde yer alıyor. Ancak metnin tam anlamıyla anlaşılabilmesi için okuyucunun bu kavramlara en azından temel düzeyde aşina olması gerekiyor. Yazarın bu alanlardaki hâkimiyeti açıkça hissediliyor ve gayet başarılı buldum.
Evrenin oluşumu anlatılırken daha çok birbirine bağlı bir sistem gibi ele alınmış. Bu da metni güçlü kılıyor aslında. Evrene “Eva” adının verilmesi ise dikkat çekici bir tercih. Evrene bir kimlik kazandırma çabası hissediliyor, yer yer.
Kitabın en tartışmalı yönlerinden biri, insanın evrendeki konumuna dair yaklaşımı bana göre. İnsan, evrenin içinde oldukça küçük bir parça yani evrenin bir mikroorganizması olarak konumlandırılıyor. Kozmik ölçekte anlaşılabilir bir bakış açısı bu aslında. Ama insanın yalnızca bu bağlam üzerinden tanımlanması, onun düşünsel ve varoluşsal yönlerini arka planda bırakıyor.
Evet, evren çok büyük. İnsan da onun içinde küçük bir yer kaplıyor. Bizler evrenin minik bir parçası olsak da bütün olarak baktığımızda yaratımın en güzel örneklerinden birini teşkil ediyoruz.
Tanrı'nın evrenin kendisi ve “bilinç” olarak tanımlanması da eserin arka planında duran önemli bir yaklaşım ve metnin genelinde bu düşüncenin izleri görülüyor.
Evrim teorisine de değinecek olursak...
Evrim teorisi canlılardaki değişimi açıklayabilir; ancak “varlık neden var?”, “bilinç nasıl ortaya çıktı?” gibi temel felsefi sorulara cevap vermez. Kozmolojik açıdan bakıldığında, var olan her şeyin bir nedeni varsa bu nedensellik zinciri sonsuza kadar gidemez; zorunlu ve başlangıcı olmayan bir ilk neden gerekir.
Bu da Tanrı’dır.
Kur’an-ı Kerim bu hakikati “O, gökleri ve yeri yoktan var edendir.” (Bakara, 117) ayetiyle ifade eder.
Yani ilahi perspektiften bakıldığında, insanın yaratılışı bilinçli ve amaçlıdır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu hakikat açıkça ifade edilir: “Andolsun, biz insanı en güzel biçimde yarattık.” (Tin Suresi, 4. ayet).
Bu ayet, insanın rastlantısal değil, özel ve anlamlı bir yaratımın sonucu olduğunu vurgular. Evrim teorisi belirli biyolojik değişimleri açıklayabilir; ancak insanın ruhunu, bilincini ve varoluş amacını açıklamakta yetersiz kalır. Ayrıca evrendeki hassas düzen ve ölçü, bilinçli bir iradeyle yaratıma işaret eder: “Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.” (Kamer, 49).
Evren Tanrı'nın bir sanat eseridir. Ve bizlerde o eserin birer parçasıyız...
Kısaca eser, güçlü bir bilgi temeline sahip. Düşündüren, yer yer zorlayan ama okura farklı bir pencere açan bir çalışma. Tam anlamıyla kolay bir okuma değil belki ama dikkatle okunduğunda karşılığını veren bir kitap.
Bu eseri okumama imkan verdiğiniz için Teşekkür ediyorum ve başarılar diliyorum. Serhat