Puan vermedi·110 syf.····Okunma: 24 Şubat 2026 23:41 Kirisk’in yeniden ala köpeğe kavuşmasını, onun kadar susuzluk çekerek okudum.
Öyle güçlü betimlemeleri var ki Aytmatov’un, insanı hikâye kahramanının göz bebeklerine oturtuyor; oradan başlıyorsun seyretmeye dünyayı.
Orhan Ata’yla başlayan fedakârlık, denizkızı efsaneleri, suyun ortasında susuz kalmak, sonunu bile bile yanmayı seçen Mılgın ve baba Emrayin…
Acımasız ve çaresiz yolculuklarında, her birinin gözlerinden izledim bu hikâyeyi.
Lura ördeğinin dünyanın yaratılışıyla ilgili efsanesini dinlemek çok güzeldi.
Altay Yaratılış Destanı’ndaki uçan kazlara benzerliği görmek, Türk millî kültürünün farklı varyantlarını okumak gibiydi.
Yazar; efsaneleri, mitleri ve kut anlayışını öyle güzel işlemiş ki, metin sadece bir hikâye olmaktan çıkıp bir hafızaya dönüşüyor.
Gelelim Şeyde’ye…
Sevgisi ağır bastıkça asker kaçağı kocasını gözünde aklamaya çalışması, ama sonunda vicdanının ağır basışı…
Mirzakul’a direnişi; analığı, kadınlığı, gelinliği ve dostluğu…
Tıpkı hikâyenin sonunda olduğu gibi, benim gözümde de kocaman oldu.
Vesselam…
Aytmatov külliyatına devam.