Okuyanın pişman olacağını düşünmüyorum. Okumanın da çok bir şey kaybedecegini düşünmüyorum. Çünkü neredeyse şu zaman içerisinde bu kitap bir çok kitapta işlenen konuları sadece 75 sayfada ele almış. Belki biz okumalarımızı çok fazla yaptığımız için çok kitap okuyanlara çerez niyetine okunacak başucu kitabı diyebiliriz. Lakin yeni okumaya başlamış ortaokula ya da liseye giden çocuklara tabii ki bir ders kitabı niteliğinde okutulması ve hayatın başlangıcında onlara böyle bilgiler verilmesi çok değerli bir yaşam düzeni reçetesi olur .
Kitap Seneca‘nın iki bölümden oluşturduğu birinde Galileo‘ya diğerinde ise Paulinius diye bir arkadaşınayazdığı iki mektuptan oluşuyor.
Mutlu yaşam üzerine olan kısımda;
Kötü örneklerin birbirine bakarak devam Edip gittiğini ve dünyanın böylelikle bir kısır döngüye girdiğini ve insanların has peşinde koştuğunu belirterek başlıyor.Kişilere hazları erteleyerek aslında erdeme ulaşacağını ve zihinlerini hazların gevşettiğini ve bu hazların şehvet , vakit israfı ,herhangi bir meşguliyete takılıp kalmak da olabileceği gibi yemek yemek , gezmek, müzik dinlemek kısacası bir hazza gereğinden fazla zihni yormanın kişinin erdeme ulaşmak için gerekli istikrarı göstermemesi ve mutlu yaşama ulaşmayı engellemesidir diyerek uzun uzadıya örnekler vermiş.
Biraz kitaptan örnek verelim;
“Hazların peşinden giden insanda her şeyi erteler ve ilkin özgürlüğünden vazgeçer ve midesine çalışır, kendisini hazlar satın almaz aksine kendisini hazlara satar. İzin verelim erden önden gitsin, her adım güvende olacaktır.
Haz biteceği yere ilerler ve başlar başlamaz sonunu arar.
Kendi koşullarına uyum sağlayan ve yine koşullarının yarattığı her durumda aklın rehberlik ettiği insan mutludur. İnsanlarla ilişkilerinde ziyadesiyle nezaket ve dikkat gösterirken yenilmemek, tecrübeyle bilgeleşmek , eylemde serinkanlı olmak zihnin kabiliyetidir.İnsan hazla üstün geldiği gün acıya da üstün gelecektir. “
Yaşamın Kısalığı üzerindeki bölümde ise ;
İnsanların doğduğu günden itibaren aslında çok kısa bir aralıkta zaman olarak yaşadığını ve bu zaman aralığının içini doygun nicelik ve nitelikle doldurmak gerektiğini yoksa kişinin aslında bir fırtınada oradan oraya atılıp durduğunu ve bunu kendinin göremediğini söyleyerek başlıyor. Aslında insanın hayatına erdem‘i, bilgiyi, ahlakı, bilgiyi ve onurlu bir duruş , karakterli bir yapıya sahip olarak , nezaketi ölçü alarak , ahlaki zafiyetler göstermeyerek, hazlarını kontrol altına alarak aslında zamanını çok kaliteli yaşayabileceği için o kişinin yaşamda ki mutluluğa ulaştığını vurguluyor.Yaşamın kısalığı ve mutlu yaşamı böylelikle saçları beyazlaşmış birinin olgunca hayat mı yaşadı yoksa oradan oraya atılması ile yaşamının sonuna geldiğine nitelikli bir hayatın sahibi mi oldu sorgulamasını bize yaptırıyor. İnsanların birbirine vakit ayırdığında, bu vakit ayırmalarını nasıl düşüncesizce ayırdıklarını ve zamanlarını neden kontrol etmediklerini sorguluyor.
Kısadan hisse gelirsek Seneca bize mutlu yaşamın erdemine ulaşmak için ; hazlardan arınmış veya hazları kontrol altına alınmış , hazların zamanını yönetmediği, zamanını herhangi bir hazzın veya oyalanmanın israf etmediği, olabildiğince yaşam içinde edindiğimiz tecrübelerle deneyimlerimize bilgelik kattığımız ve hayata karşı biraz bakış açımızın netleştiğini , e talihinde yanımızda olduğunu varsayarsak deneyim ve ahlak ile yaşamın kısalığında mutluluğu nasıl bulabileceğimizi ısrarla anlatmaya çalışıyor .