Hepimiz bu kitabın baş karakteriyiz
10/10
·135 syf.··
2026 15. kitabı
Çoktan kaybetmiş, hayatı boyunca itilip ötekileştirilmiş, ve hiç gün yüzü görmeyen bir adamın hikayesini çevresindeki insanlardan dinliyoruz kitapta. Kitabımızın baş kahramanı sabri bir gün çalıştığı yerin şefini fare olarak görüyor ve bu delüzyon adamı öldürmesi ile sonuçlanıyor ( bu fare olayının üstünden bir çok kez geçiyor yazar). Bunun üzerine de yazar bizi karakterin tanıdıkları ile tanıştırıp bir yazılı belgesel tadında Sabri'nin hikayesini anlatıyor bize. İşte can alıcı kısım da burada başlıyor zaten, Sabri'nin hikayesi o kadar dokunaklı ve hayatın içinden anlatılmış, karakterler o kadar doğal ve iyi yansıtılmış ki sanki etten kemikten insanlar bizzat röportaj vermiş gibi hissettiriyor. Karakterlerin bazıları inanılmaz sinir bozucuyken bazıları da Sabri gibi içimizi cız ettiriyor. Bir adamın omzuna nasıl bütün dünyayı bindirdiklerini, ve o adamın bunlara nasıl dayandığını, travmatik olaylarını, acılarını ve küçük çocukça sevinçlerini okuyoruz. Tabii kitap kesinlikle bunlardan ibaret değil. Okurken hayatınızdaki pek çok olguyu sorgulatıyor ve herkesin içinden bir parça bulunduran Sabri karakterini de derinden anlıyoruz. Sanırım yazarın vermek istediği de bu olacak ki kitabı okurken çoğu yerde sanki Sabri değil de ben onca olayı yaşamışım gibi hissettim. Asıl hissedilmesi gereken gibi, çünkü aslında hepimiz Sabri gibiyiz zaten, İçimizdeki akisler, gömdüğümüz her farklı karanlık bize geri dönülmez hasarlar bırakıyor ve bu döngü kitap içinde harika anlatılmış. Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Unutmadan bu güzel kitabın ilk baskısını büyük bir zorlukla bulup bana hediye eden dostum Utkuya da selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.
Fareyi Öldürmekİrfan Yalçın · Milliyet Yayınları · 1980402 okunma
·
51 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kapsamlı ve içten bir yorumdu. Bu denli bir eserle, tozlu raflar arasında kalmış bir cevherle biz okurları özellikle de beni tanıştırdığınız ve kıymetli düşüncelerinizi paylaştığınız için size teşekkür ederiz. Psikolojik çözümlemere, yalnızlığa,öfkeye yer veren bu realist sayılabilecek eserin; içeriğine ve karakterlerin dinamizmine başarıyla değindiğinize inanıyorum. Kitabı okumamış, sadece sizin yorumunuzdan yola çıkan biri olarak eklemek isterim ki; Kafka’nın “Böcek”inde de örneğini gördüğümüz gibi: Romandaki “fare”, yalnızca öldürülmesi gereken “kokuşmuş,pis,küçük…” bir canlı değil; insanın içinde görmek istemediği zayıflığın, aşağılanmışlığın, korkunun da bir simgesi gibi duruyor. İnsanın bastırmaya çalıştığı, görmek istemediği tarafı gibi. Tekrardan sizin bu güzel yorumlarınızdan ötürü teşekkür etmek ve bir sonraki okumalarınızın incelemelerini heyecanla beklediğimizi belirtmek istiyorum.