·141 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Mart 2026 14:01 Kitapta şöyle bir cümle geçmektedir;
“Hak Teâlâ dû cihanı beni Âdem için, onu da kendisini bilmesi için yaratmıştır.”
Bu cümlede "dû" kelimesi "iki" demektir.
Benî Âdem kelimesindeki benî ifadesi zamir değildir. Oğulları(evlat) anlamına gelir ve çoğullaştırarak Âdemoğulları, insanlık anlamı taşır.
İki cihan derken, dünya alemini (bu dünya) ve ahiret alemini (öteki dünya) kastediyor.
Özetle bu cümlede anlatılmak istenen;
Allah iki âlemi (dünya ve ahireti) insan için yaratmıştır; insanı da kendisini (Allah'ı) bilsin diye yaratmıştır.
Tasavvufta “Kendini bilen Rabbini bilir.” şeklinde yorum vardır. Kendindeki acziyeti, sınırları, ruhunu, yetersizliği bilenler, ben kimim? Bu bilinç nedir? Neden varım? Bu düzen ne? gibi sorulara yönelir. Bu sorulara bulunan her bir cevap Allah'ı tanımamıza vesile olur.
Kitabın ilerleyen sayfalarında;
"Kendisinin yapısındaki mükemmelliği gören, yaratıcısını bulur. Kendisinin aczini anlayan, Kadir-i Mutlak'ı görür. Daha başka muhakemelerle Rabbine intikal eder.
İç gözlem tavsiye edildiği gibi, dış gözlem de tavsiye edilmiştir."
Cümlesi ile bilmeye teşvik edilmiştir. Bilmek yeterli değildir, bildiğinle Allah rızasını gözeterek amel etmek de gereklidir.
Daha sonra bilge nefsi, rıfk ile terbiye...