Memlekete o kadar çok kar yağdı ki yeryüzüne şiir yazılmış gibiydi.
Hiç bir kiri,görünmüyordu.
Abimde camın önüne buğday dökmüş, kuşlar için,
iyi düşünmüşsün dedim,
bu karda nasıl besleneceklerdi ki …
Ama hangi kuş gelir ki dedim,
normalde penceremin önüne pek kuş gelmez birde baktım odamın penceresinde bir misafir kurulmuş ne bizden haberli ne sözümden haberli
Bir kez daha anladım ki kuşun rızkı tevekkül ipine bağlıymış.
Dediğimde yanılıp ol/ana teslim olmanın durumunu yaşadım.
Hayatta bir çok şey içinde bu durum farksız değil.
Verdiği kadar olur.
Bize düşen yürümek,aceleye ne hacet.
Nasipse olur zaten.
Hangi hal nasibine engel olmuş ki
Sen nasibinden endişe eder olmuşsun,
Hangi nasip, vaktinde gelmemiş olsun ki
Sen vaktin vaveylasında kendini tüketmişsin.
Unutma ki nasip zamanın esaretindeydi…
Her an,insana beni oku der,
Bana mana gözüyle b/ak dersini al der.
Dersini vaktinde dinleyen
Maksada ulaşır mesud olur.