Selamlar dostlar. Öncelikle onu söylemek istiyorum ki bu kitap çok uzun zamandır neredeyse 1 yıldır okuma listemde. Çoğu takip ettiğim okurların ve içerik üreticilerinin bu kitabı sevdiğini görüyordum hep. Ama bir türlü elim gitmiyordu. Kapağı insanı kendine çeken muhtaşem bir tasarım olsada konusu ilgimi pek çekmiyordu. Ancak yakın zamanda hem sosyal medyada severek takip ettiğim hemde kitap zevki benimkine uyan Simten'in (Simten Çalışıyor) bu kitabı okuyup çok sevdiğini gördüm.
Hem burdaki incelemesini okudum hem de instagramda ki güncel paylaşımlarına bakıyordum. İyi ki de o kitabı okumuş diyorum şu an hshshsjsh. Çünkü onun okuduğunu görmeseydim muhtemelen hala aklımın bir köşesinde saklı şekilde kalacaktı kitap. Ama onun sayesinde favori kitaplarıma bir kitap daha eklendi >3
Şimdi kitap hakkında yorumlarıma geçelim. İlk başta onu söyleyeyim ki fantastike yeni başlayanlar kesinlikle okusun bence. Cam şato ve ya dördüncü kanat gibi ağır bir fantastik yoktu içinde ama garip şekilde bu kitabı onlardan daha çok sevdim. Çünkü kitabı okurken aşırı eğlendim ve içimi hep sımsıcak tutdu. Halbuki içinde sadece ejderha ve biraz sihir barındırıyor.
Aslında kitabı sevmemin nedenlerinden biride bu: aitlik hissi. Bana göre yazarın yazım dili çok güzel. İşlediği evren, karakterler arasında çekim, dialoglar hepsi çok güzeldi. Ve garip bir şekilde bana karlı bir günde pencere kenarında sıcak çikolatalı kahve içerek okuyormuşum gibi hissettirdi. Söylemek istediğim binevi ev gibi hissettirdi. Normalde cam şato serisini severim ama o kadar uzun seriyi okurken- buna bana dokunma serisi de dahil -bana hiç bu kadar duygular yaşatmadı. Ama bu kıcasık kitap ve hikaye bana kısa sürede dolu dolu duygular yaşatdı diye bilirim.
Karakterlere gelicek olursak Zarela'yı çok sevdim ve onda bir parça kendimi gördüm diyebilirim. Benim gibi dediğim dedik ve hırslı biri olduğu için :D Bu inadını da umarım benim gibi babasından almıştır shhshs. Bak babası dedim yine üzüldüm...
Ana erkek karakterimiz Arturo benim için nötr olarak kaldı kendisi. Sevdim sevmesine ama ilk başlarda bir garipti. Aralarında işlik için hep Zarela'nın çaba göstermesi bir tık sinirlerimi bozdu. Kendisinin çok umursamaz biri oldğunu düşünüyorum ve umursamazlık en nefret ettiğim şey. Yani son sahnelerde biraz düzeldi gibi.
Onun dışında Lola ve Ofelia karakterlerini de sevdim. Ama keşke Lola ile sevgilisi (pardon ismini unuttum) olan sahneleri biraz daha okusaydık. Ve geldik puan kırdığım yere. Evet tahmin ettiğiniz üzere kitabın baya bir potansiyeli olmasına rağmen kısa olması.
Tamam belki yazar 2ci bir kitap istememişdir amaa en azından kitap 400 ve ya 500 sayfa ola bilirdi. Zarela ve Arturo'nun çift olduğu sahneleri yazmak bence o kadar da zor değildi. Ve kitapda ki olayları ve aksiyonu okurken falan neredeyse çok az onların sahnelerini okuduk. Beyimizde nazlı olunca tabii daha da sinir oldum :D
İnceleme uzun oldu ama olsun umarım söylemek istediklerimi doğru şekilde size anlata bilmişimdir.
Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim >3