Victor Hugo / Notre Dame”nin Kamburu
Roman, 1482 yılında( orta çağ) Paris’inde geçer ve merkezinde Notre Dame Katedrali çevresinde kesişen kaderler vardır. Katedralde yaşayan kambur, sağır ve toplumdan dışlanmış Quasimodo, güzelliğiyle büyüleyen Çingene dansçı Esmeralda, onu saplantıyla isteyen katedralin başrahibi Claude Frollo ve Esmeralda’ya âşık asker Phoebus( Esmeralda ‘da Phoebus’’e aşıktır)arasında trajik bir ilişki ağı kuruludur.
Kitap psikolojik bir kitabı olduğu gibi; politik ve tarihi bir kitaptır;
Orta Çağ’ı anlatırken 19. yüzyılı eleştirir.
. Kilise, hukuk ve sınıf sistemini sorgular.
. “Öteki”nin insanlığını savunur.
. Ulusal kültür ve mimari miras bilinci oluşturur.
. Erken sosyal adalet düşüncesinin edebî bir örneğidir.
. Geleneksel yaklaşımları eleştirirken bilimde bulunan payını almaktadır
Kitap tarihi ve politik olayları anlatırken karakterleri de psikolojik olarak çok iyi yansıtmıştır
Orta Çağ Fransasına baktığımız zaman daha doğrusu Avrupa’nın tamamında
Kilisenin güçlü olduğu
Feodalitenin hakim olduğu
Sınıf haklarının uçurum derecesinde belirgin olduğu bir sosyal yapılanma
Paris bir tarafta saray soyluları ,din sınıfı ve askerler bir tarafta da yoksunlar çingeneler ve suçlular olarak ikiye ayrıldı bir demografik yapıya sahip
Roman yazıldığı dönemde 1789 ve 1830 devrimleri yapılmış mutlak monarşi yıkılmış liberal demokrasiye geçildiği dönemdir
Bu yüzden de cesurca
Hem kilise eleştirisini sunmuş
Hem de feodal yapılanmalar içerisindeki ahlaki iki yüzlülüğü
Kurumsal dinin nisanı nasıl yozlaştırıldığını eleştirmiştir
Zaten Hugo’nun bakış açına da baktığımız zaman, Hugo tanrı değil kurumsallaşmış din ve donmaya karşıdır
Kitapta temel belirleyici 5 karakter vardır
1-Quasimodo;
Quasimodo, edebiyatta “bedensel deformasyon – ruhsal saflık” karşıtlığının en güçlü figürlerinden biridir. Onun psikolojisini anlamak için üç temel eksene bakmak gerekir:
⸻
Quasimodo’nun yaşamı doğumdan itibaren travmatik bir yapı taşır:
• Fiziksel deformasyon nedeniyle terk edilme
• Toplumsal alay ve dışlanma
• Dilsel iletişim yoksunluğu (sağırlık)
• Kapalı mekânda büyüme (katedral)
Bu koşullar, klasik gelişim psikolojisi açısından:
zayıf sosyal benlik
içe kapanma
alternatif bağlanma nesnesi geliştirme
sonuçlarını üretir.
Quasimodo’nun kimliği toplum içinde değil, mekân içinde oluşur.
Katedral onun:
• annesi
• evi
• dili
• güvenli alanıdır
Bu, çevresel bağlanma
Quasimodo’nun iki temel bağlanma figürü vardır.
Claude Frollo’ya bağlanma
Frollo onu kurtaran ve büyüten kişidir.
Psikolojik olarak bu ilişki:
• minnet temelli
• asimetrik
• bağımlı
bir bağlanma üretir.
Quasimodo’nun Frollo’ya itaati, sevgi kadar varoluş borcu hissidir.
Bu, travmatik bağlanma)olarak yorumlanabilir.
Esmeralda, Quasimodo’nun hayatında ilk kez:
• şefkat gösteren
• korkmayan
• su veren
kişidir.
Bu küçük eylem, Quasimodo’nun psikolojisinde duygusal devrim yaratır.
Çünkü ilk kez nesneleştirilmeden görülür.
Bu nedenle Quasimodo’nun sevgisi:
• sahiplenici değil
• erotik değil
• koruyucu
bir sevgi biçimidir.
Benlik algısı ve beden deneyimi
Quasimodo aynada değil, başkalarının bakışında kendini öğrenir.
Toplum ona sürekli:
• korku
• alay
• nefret
yansıttığı için içsel benlik algısı da olumsuzdur.
Bu durum:
içselleştirilmiş damgalama
beden utancı
öz-değer düşüklüğü
üretir.
kendini değil, başkalarını merkeze alır.
2-Claude Frollo:
Frollo aslında bastırılmış arzunun trajik öznesidir.
Frollo’nun yaşamı üç temel ilke üzerine kuruludur:
• dinî disiplin
• bilgi ve akıl
• kontrol
Bu yapı, psikanalitik olarak güçlü bir süperego anlamına gelir.
Süperego ne kadar katıysa bastırma da o kadar güçlü olur. Yani cinsel arzular hep kontrol altında
Frollo:
• bedensel arzuları
• cinselliği
• haz arayışını
yaşamından bilinçli biçimde kontrol altında tutar ve bastırır
Ancak Freudcu bakışa göre bastırılan şey yok olmaz;
semptom olarak geri döner.
Esmeralda’yı gördüğünde ortaya çıkan patlayıcı arzu bu nedenle sıradan bir aşk değildir.
Bu, yıllarca bastırılmış libidonun ani geri dönüşüdür.
Bölünmüş benlik (splitting)
Frollo iki farklı benliği aynı anda taşır:
Bilge rahip
• akıl
• düzen
• maneviyat
• kontrol
Arzulayan erkek
• tutku
• kıskançlık
• haz
• bedensellik
Bu iki benlik uzlaşamaz.
Psikanalitik olarak bu durum:
ego içi çatışma
kimlik bölünmesi
benlik uyumsuzluğu
olarak okunur.
Roman boyunca Frollo’nun giderek radikalleşmesi, bu çatışmanın çözülmemesinin sonucudur.
Claude Frollo:
• katı süperego tarafından yönetilen
• yoğun bastırma kullanan
• ambivalans yaşayan
• bölünmüş benlik yapısına sahip
• yasak arzu nedeniyle suçluluk duyan
—> bir karakterdir.
Onu trajik yapan kötülüğü değil, kendi arzusu karşısındaki çaresizliğidir.
3-Esmeralda ;
Herkes onu arzular
Ama kimse onu gerçekten tanımaz
Phoebus onu yüzeysel biçimde ister.
Frollo onu sahiplenmek ister.
Kalabalık onu seyretmek ister.
Quasimodo ise onu anlamaya en yakın kişidir — fakat romantik karşılık yoktur.
Bu nedenle Esmeralda’nın yalnızlığı görünmez bir yalnızlıktır.
Esmeralda’nın Phoebus’a duyduğu aşk, yetişkin bir romantizmden çok:
idealize edilmiş romantik fantezi
kurtarıcı figür arayışı
gençlik naifliği
özellikleri taşır.
Phoebus’u tanımadan sevmesi, onun psikolojik olarak:
ilişki idealizasyonu
gerçeklik yerine hayal bağlanması eğilimini gösterir.
Bu, erken yetişkinlikte sık görülen romantik projeksiyon örneğidir.
4-Djai;
Esmeralda’nın iç dünyasının bir uzantısıdır.
Djali yalnızca hayvan değil, duygusal eşlikçi rolü oynar.
Psikolojik açıdan bu durum:
kompanyon bağlanma
(kişinin bir hayvanla veya insanla kurduğu duygusal eşlik ilişkisini ifade eder. Bu bağ, klasik romantik ya da ailevi bağdan farklıdır; temel işlevi yalnızlığı azaltmak, güven hissi vermek ve duygusal düzenleme sağlamaktır.)
yalnızlık regülasyonu
güvenli mikro ilişki
olarak yorumlayabiliriz .
Djali, Esmeralda’nın dünyasında güvenilir ve koşulsuz bir bağdır.
Öteki olmanın küçük bir modeli
Roman boyunca ötekilik:
• Quasimodo (bedensel öteki)
• Esmeralda (etnik öteki)
üzerinden işlenir.
Djali ise bunun küçük bir versiyonudur.
• sıradan bir keçi değildir
• farklı davranır
• sahnede yer alır
• dikkat çeker
Bu nedenle Djali, ötekiliğin küçük ve zararsız ama yine de tehdit algılanan biçimini temsil eder.
5-Katedral;
Victor Hugo yapıyı taş bir organizma gibi canlı, düşünen ve hafızası olan bir varlık olarak kurgular.
Olayların merkezidir.
• Quasimodo’nun evidir.
• Esmeralda’nın sığındığı yerdir.
• Frollo’nun gözetleme ve iktidar alanıdır.
Her karakter katedralle kurduğu ilişki üzerinden tanımlanır.
Quasimodo → Katedralin “bedeni”dir.
Frollo → Katedralin “aklı”dır.
Esmeralda → Katedralin ulaşamadığı “doğal hayat”tır.
Frollo’nun kulelerden Paris’i izlemesi, iktidarın yukarıdan bakışını simgeler.
Katedral yüksekliğiyle:
Gözetim, denetim ve kutsal korku üretir.
Bu yönüyle yapı, dinî iktidarın maddi bedenidir
Bunların yanında katedral
• Sığınak
• Tarih kitabı
• Ulusal kimlik sembolü
olarak işlev görür.