Dönü dolaşıp aynı yere geliyorum.
Âlemde bulamadığım, aradığım kim, ney diye soruyorum.
Her sokağın başında başka bir yüz, her yüzün ardında başka bir hicran…
Fakat hiçbirinde içimdeki boşluğun ismi yazmıyor.Belki de kalbimin kıyısında unutulmuş bir sükûtta bekliyordur beni.
Soruyorum kendime:
Bu kadar kalabalığın içinde niçin bu kadar tenhâyım?
Neden her buluşma biraz firkat, her gülüş biraz keder kokuyor?
Belki de yol sandığım şey bir seyr ü sülûk,
ve ben hep kendime doğru yürürken
kendimden kaçıyorum.
Ey gönül,
bunca arayış içinde unuttuğun bir sır var:
Aranan ile arayan bir gün aynı aynada buluşur.
O vakit anlarsın ki
dönüp dolaşıp geldiğin yer
aslında hiç terk etmediğin yermiş.