·308 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Kasım 2025 00:00 “Birini sevip onunla yaşayamayacağını bilmek,
en büyük acılardan biri..”
“Göğsümde bir aletin tik tak etmeyi kestiğini, zembereğinin kırıldığını hissediyordum. Kalbim her zaman yaptığı ağır ve zahmetli işten birdenbire bıkmış, artık atmıyordu.”
Nasıl ve nereden başlasam bilemiyorum.
Üç farklı karakter , üç bölüm ve üç farklı ağızla anlatılan bir eser.
Romanın geçtiği dönem; Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çöküşünü ve ardından gelen rejimlerin toplumsal yapı üzerindeki etkilerine odaklanıyor.
Ama savaş sahne olarak değil karakterlerin hayatlarını ve ilişkilerini kökten değiştiren tarihsel bir arka plan aslında .
.
Üç karakterin iç hesaplaşmaları, iç içe geçmiş ilişkiler ağı, rastlantılar…
Kitap hüzünlü bir güzelliğe sahip. Entelektüel ve duygusal açıdan doyurucu, insanın yalnızlığını ve seçimlerinin ağırlığını çok iyi yansıtan bir başyapıt.
Anna, kitapta geçen adamın ilk karısı. İlk bölümü Anna’nın dilinden okuyoruz. Kitap ilerledikçe Anna’ya hak vermeye ve daha çok bağlanmaya başladım.
.
Kitap ülkede Kossuth ödülüne layık görülüyor.
Önemi: En yüksek devlet sanat ödülü.
.
Kitapta müthiş bir akıcılık ve sürükleyicilik mevcut. Okurken çok keyif aldım. İnsanın iç dünyası ve insan ilişkileri hakkında çok güzel mesajlar veriyor.
Kitap esas olarak bir aşkı anlatıyor gibi gözükse de ; İnsan ilişkisi, toplum yaşantısı, sosyoloji, psikoloji, kişisel gelişim, Siyasal nitelikler, tarih ve aşkın çeşitli nitelikleri yer alıyor.
İlginizi çekeceğini düşünüyorum eğer okumadıysanız bir şans verin derim