Sosyal ilişkiler üzerine yazılmış birçok kitap okudum; çoğu teknik anlatır, jest-mimik öğretir, etkili cümle kalıpları verir. Bu kitap ise önce şunu soruyor: Karşındaki insanı gerçekten tanıyor musun?
Yazarın insan tiplerini ele alış biçimi oldukça gerçekçi. Günlük hayatta karşılaştığımız “boş konuşanlar”, “her şeye karşı çıkanlar”, “çekingen uzmanlar” gibi tipleri okurken ister istemez çevremizdeki insanlar gözümüzün önüne geliyor.
En sevdiğim yönü ise şu oldu:
İletişimi sadece başarı aracı olarak değil, ahlâk meselesi olarak ele alması. İyi arkadaşlık bölümünde verilen ölçüler özellikle dikkat çekici. Çünkü orada mesele sadece sosyal beceri değil; karakter.
Bu kitap hızlı okunacak bir motivasyon kitabı değil. Ara ara durup düşünmek gerekiyor. Özellikle şu soruyu kendinize soruyorsunuz:
Ben hangi insan tipiyim?
Ve belki daha önemlisi:
Çevremdeki insanlara hangi tip gibi davranıyorum?