Kaçırılan bir uçağın ıssız Himalayalar’a çakılmasıyla başlayan bir yolculuk, kahramanımız Conway’i tarihin ve haritaların unuttuğu bir vadiye götüriyor. Shangri-La: Yaşlanmanın yavaşladığı, hırsın yerini bilgeliğe bıraktığı bir ütopya. Modern dünyanın gürültüsünden uzak, sükunetin hüküm sürdüğü bir manastır. James Hilton, "Shangri-La" terimini literatüre kazandırdığı bu unutulmaz romanında; okuyucuyu hırslarıyla, zaman algısıyla ve "ideal dünya" arayışıyla yüzleştiriyor. Yitik Ufuklar, kaçmak istediğimiz o huzurlu köşenin aslında zihnimizde ne kadar derinlere gizlendiğini hatırlatıyor. Ve okuyucuya şu sorunun cevabını aratıyor: Benim için Shangri-La nasıl bir şey?