Puan vermedi·288 syf.····Okunma: 03 Mart 2026 08:17 YEDİ GÜNLÜK SESSİZLİK
.
Mart ayındaki ilk okumam #yedigünlüksessizlik oldu. Dün başladığım ve bulduğum her fırsatta kitabıma koşarak tamamladığım okumamın yorumunu hemen yazmak istedim. Öncelikle şunu söylemeliyim ki, bu derece sürükleyici ve etkileyici bir okuma beklemiyordum. Gönülden #tavsiyemdir .
Cem, İpek, Emre, Kader ve Tuna... Birbirlerine çocukluktan kalma bağlarla tutunmuş beş yakın arkadaş... Sıcak bir dostluk, eski mahalle ortamı içinde fakat artık sosyal medya faktörüyle devam eden birliktelik onların ki. Öyle ki, Emre'nin üç milyon takipçi olmasını kutlamak için Maçka Parkı'nda buluşacaklardı. Ve o gece olanlar oldu. Kader'in çevrimdışı Cem hariç hepsinin elinde telefon ile orda bulunma(ma)sı, buluşma amacının birliktelikte olup yalnız takılmak olmadığını söylemesi ve rest çekerek yedi günlük sosyal medyasız bir hayata uyanma fikri kabul edilmişti.
İşte bundan sonrasında aynı sokakta büyümüş, aynı ekonomik şartlarda olmuş olmanın, aynı hayatı yaşamak olmadığnı okumak. Her biri bir başka hikayenin içinde, bir başka gerçeği yaşayıp birbirlerinden bir şekilde gizlenen yaşamlar. Yüzeyde yaşanılan dostluk olsa da, altta kocaman bir iletişimsizliğin mevcut olması.
Cem'in babası Şebap'ın geldiği yeri unutup sonradan görme vicdansızliğiyla oğlu ve komşularına davranışı, İpek'in üç kuşak süren travması, Kader'in çocukluğundan beri alamadığı cevapsız sorusu, Tuna'nın kardeşi için kendini suçlaması ve Emre'nin geç gelen itirafı. Fatma'nın bitmeyen anne sevgisi, Gül'ün hayata her daim gülmenin şükranı, kara kedinin karşılıksız sevgisi ve keşke öyle komşum olsa dediğim Necla Teyze.
Hepsi bir yana," KODA " nın ne olduğunu öğrenmem ve her daim savunduğum sosyal medyanın kısıtlı kullanılıp bizi hayattan koparmamasının en güzel ifadesinin kitabı bu.
Şu anki gençleri düşünüyorum da, böyle bir sessizliğe evet deseler, birbirlerini gerçekten anlamaları hiç de zor olmaz.